TCK’nın 157/1,62,52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yolda yürüyen mağdur ve tanığı yanına çağırdığı, mağdura "benim kız kardeşimin dün bu cadde üzerinde araç ile dört kişi yolunu kesmiş, sen de aralarında var mıydın?" diye sorduğu, mağdurun hayır demesi üzerine yüzleştireceğini, telefonunu vermesini, telefonunda çekilmiş fotoğraflarını kız kardeşine göstereceğini, evinin çok yakın olduğunu, beklemelerini, hemen döneceğini söyleyerek mağdura ait... marka cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaştığı, sanığın dönmemesi üzerine telefonda takılı hattın tanık tarafından arandığı fakat telefonun kapalı olduğunun görüldüğü bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın istikrarlı savunması ve katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi, iddia savunma ve beyanların denetimi bakımından, suç konusu katılana ait cep telefonunda kullanılan ve sanığa ait olduğu iddia edilen GSM hattına ait HTS kayıtları çıkarılarak, arayan aranan ve baz istasyonlarını gösterir görüşme kayıtlarının getirilip incelenmesi, GSM hattı ile sıklıkla kimlerle görüşüldüğü tespit edilerek belirlenen kişilerin tanık sıfatıyla beyanının alınması, sanığın imza-yazı örnekleri temin edilerek GSM hattına ait abonelik sözleşmesi üzerindeki imza-yazılarla karşılaştırılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.