SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın hükümleri gerekçesiz temyiz ettiği anlaşılmıştır.
1.Sanık ... ile yanında çalışan işçisi temyiz dışı sanık ......ın aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, olay tarihinde 17-18.06.2012 tarihinde katılanların yetkilisi olduğu şirkette boş vaziyette çalınan suça konu Yapı Kredi Bankası...Şubesine ait çeki tespit edilemeyen şekilde ele geçirdikleri, 20.08.2012 keşide tarihli, 24.750 TL bedelli,...Tarım Ürünleri İnş. Ltd. Şti. emrine olacak şekilde düzenleyip, lehtar şirket adına sahte kaşe ve ciro isim attıktan sonra, temyiz dışı sanık ...'in şikayetçi Sedat'tan çek bedeli kadar mal almak istediği, şikayetçinin çeki bankaya sorduğunda çalıntı olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine sanık ...'in kolluk güçleri gelmeden olay yerinden kaçtığı, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ..., üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, şikayetçiyi tanımadığını, suç tarihinde cezaevinde olduğunu, temyiz dışı sanık ...'in bir dönem yanında çalıştığını, cezaevinde iken şirket kaşesini kullanıp depodan mal götürdüğünü, hatta bu konuda şikayetinin bulunduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı; UYAP kayıtlarının tetkikinde sanığın suç tarihi olan 10.07.2012 tarihi itibari ile cezaevinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Temyiz dışı sanık ... Kocaş, soruşturma aşamasında, sanık ...'ın yetkilisi olduğu "Aydın Bayraktar Gıda İnşaat Ltd. Şti.'" de işçi olarak çalıştığını, suça çeki sanık ...'ın verdiğini, çeki teslim edip malı aldığını savunmuş iken kovuşturma aşamasında, suça konu çeki şikayetçiye vermediği şeklinde çelişkili savunmada bulunmuş olduğu anlaşılmıştır.
4. Suça konu çek ile ilgili olarak;
a.... Jandarma Kriminal Labarotuvar Amirliğinden alınan 04.02.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ile imzaların ... eli ürünü olmadığının,
b.... Kriminal Polis Labarotuvarı Müdürlüğünden alınan 25.09.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin ön yüzünde atılı olan keşideci imzası ve arka yüzünde 1. Ciranta konumunda "Iraz Tarım Ürünleri ..." içerikli kaşe basım izi üzerinde atılı bulunan imza ile...... ve ...'un elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediğinin,
c.Kovuşturma aşamasında grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 21.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzaların ... ile ... eli ürünü olmadığının rapor edildiği belirlenmiştir.
5. 07.05.2015 tarihli mahkeme gözleminde, suça konu çekin kambiyo unsurlarının tam olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu gözleminin tutanağa geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, dosya içeriği ve kapsamında mevcut bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık ... savunmasında, suça konu çekle bir alakasının olmadığını, kimseye çek vermediğini, şikayetçinin işyerine gitmediğini ve kamyoncu ile iş yeri sahibinin kendisini tanımadığını ileri sürmüş ise de; sanık ......ın sanık ...'ın suç tarihinde çalışanı olması ve sonradan inkar etse de, 14.05.2013 tarihinde savcılıkta vermiş olduğu savunmasında, suça konu çeki ...'ın malı alıp teslim etmesi karşılığında kendisine verdiğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'ın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu şekilde isnat edilen suçları işlediği kanaatine varılarak atılı suçlardan mahkûmiyet kararları verilmiştir.
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.