TCK'nın 157/1, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümde TCK’nın 157/1. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemiş olması, mahallince giderilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Katılanın oğlunu evlendirmek istediği ve bu olaya aracılık edeceğini duyduğu sanık ... ile telefonla tanıştığı, sanığın katılana yeğeni olduğunu, oğlunu onunla evlendirebileceğini söyleyerek katılanı ...'a davet ettiği, burada hakkında beraat hükmü verilen temyiz dışı ... ile katılanın oğlunu görüştürdüğü, tarafların evlenmeye karar vermeleri üzerine katılanın, ...'ya ziynet eşyası, kıyafet ve cep telefonu aldığı, aynı gün sanığın katılandan sandık parası adı altında nakit para talep ettiği, katılanın paranın bir kısmını verdiği, kalan kısmını da memleketine döndükten sonra sanığın kardeşinin hesabına gönderdiği, daha sonra sanığın, katılana ...'nın evlenmekten vazgeçtiğini söylediği; ancak, alınan ziynet eşyaları, kıyafet, cep telefonu ve parayı iade etmediği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, verilen cezanın haksız ve orantısız olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.