TCK'nın 157,62,51 maddeleri gereğince mahkumiyet(iki kez)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler katılanlar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ...'nin yokluğunda verilen gerekçeli kararın, katılanın ilk hükme yönelik temyiz dilekçesinde belirttiği son adresine yapılması gerekirken, Mernis adresi olup olmadığı belli olmayan adresine TK'nın 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve anılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, yaptığı temyiz başvurusunun öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Katılan ...'nin ... lojmanlarının bulunduğu sosyal tesiste kuaför olarak çalıştığı, diğer katılanlar ... ve ...'nün karı-koca olup o dönem aynı lojmanlarda oturdukları, eşi astsubay olan sanığın aynı tesislere gidip gelmesi nedeniyle katılanlarla tanıştıkları, sanığın ortak arkadaşları aracılığıyla insanları kamuda işe yerleştirdiğini yaydığı, bunu öğrenen katılan ...'nin oğlunu, katılanlar... ve...'nün de yakınları olan iki kişiyi kamuda işe yerleştirmek için ayrı ayrı 12.000 TL parayı sanığa yaptıkları görüşme sonrasında verdikleri, ...'ye buna ilişkin imzalı belge verdiği, sanığın işe koymaya aracı olacağı kişileri oyaladığı, işin olmayacağını, dolandırıldıklarını anlayan katılanların şikayetleri sonrasında sanığın borç para aldığını savunduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın savunması, katılanlar ve tanıklar beyanları, uzlaşma sağlanamadığına dair tutanak ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 51/3. maddesi gereğince, bir yıldan az denetim süresi belirlenemeyeceği halde, hükümde 10 ay denetim süresi belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1/7 ve 2/7. paragraflarındaki "10 ay" ibaresinin "1 yıl" olarak değiştirilmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.