Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanığın başka bir dosyadan aldığı cezanın mahkumiyetini infaz ederken ...No.lu Ceza İnfaz Kurumundan Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevki yapıldığı sırada, eşyalarında yapılan aramada iki adet nüfus cüzdanı bulunduğu, her iki nüfus cüzdanı üzerinde de sanığın fotoğraflarının bulunduğu, nüfus cüzdanlarından bir tanesindeki tüm kimlik bilgilerinin sanığın kimlik bilgilerinden farklı olduğu anlaşılmıştır.
2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünün 17.10.2014 tarih ve BLG-2014/11645 uzmanlık numaralı raporundan da anlaşılacağı üzere, sanığın eşyaları içinden çıkan A-11/956648 seri numaralı nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği, bu sahteliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
3. Mahkemece, sanık savunması, uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/102 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.