SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/500 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
İntikalin çok geç olduğuna, şikayetçilerin oturdukları sitede suça sürüklenen çocuk ve ailesini istemediklerinden suç isnadında bulunduklarına, şikayetçi ifadelerinin çelişkili olduğuna ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının yerinde olmadığına ve bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir.
Mahkemesince "Sanık savunması, mağdurun psikolog görüşmesi, katılan beyanı, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları, sanık ve mağdur arasında husumetin bulunmayışı, olayın oluş seyri ve tüm dosya kapsamından, sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek;
2014 yılı eylül ayının tespit edilemeyen bir gününde suça sürüklenen çocuğun mağduru oturdukları binanın bodrum katına indirdiği, kendi pantolonunu sıyırıp cinsel organını çıkardığı, mağdurun pantolonunu açmaya çalışırken mağdurun bağırarak kaçtığı, suça sürüklenen çocuğun cinsel organını mağdura ellettiği, mağdurun anne ve babası olan müştekilerin şikayetçi oldukları,
19/11/2014 tarihli sosyal inceleme raporunda 'çocuğun yaşı itibariyle ifadesinin alınmasının uygun olmayacağı ifade alımı ortamında çocuğun olayı anlatmaktan çekinip iletişime kapanabileceğinin gözlemlendiğinin' belirtilmesi sebebiyle mağdurun ifadesinin alınmadığı,
Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21/11/2014 tarihli raporunda suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın eylemine uyan basit cinsel istismar suçundan 5237 sayılı yasanın 103/1, 31/3,62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...Her ne kadar SSÇ ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kamu davası açılmış ise de SSÇ'nin mağduru cinsel istismar eyleminin gerektirdiği süre içerisinde kısa bir an için alıkoyması karşısında bu suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-c maddesi uyarına BERAATİNE," şeklindeki gerekçesiyle hükümler kurulmuştur.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olayın intikal şekli ve özellikle süresi, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; savunmanın aksine suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/500 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/500 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.