HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2017 tarihli ve 2017/38504 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2017 tarihli ve 2017/45408 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması kamu davası açılmıştır.

3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2017/396 Esas, 2019/243 Karar sayılı Kararı ile;

a. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 62 nci maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

Karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/1959 Esas ve 2018/2249 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ancak kasten yaralama suçunun unsurlarının oluşabileceğine,

2. Hırsızlık suçunun somut olayda değerlendirilmesi gerektiği taleplerinin dikkate alınmadığına,

3. Sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,

4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

B. Suça sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Eksik inceleme ile karar verilmiş olduğuna,

2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,

3. Suça sürüklenen çocuğun suça iştiraki bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,

4. Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığına,

C. Suça sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ancak kasten yaralama suçunun unsurlarının oluşabileceğine,

2. Suça sürüklenen çocuğun faydalanma kastı bulunmadığına,

3. Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,

4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü gündüz saat 17.00 sıralarında katılanın kulandığı ticari taksiye sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ile ...'ın bindikleri, yola çıktıktan sonra katılan radyodan haber dinlediği sırada ön koltukta oturan sanık ...'in katılandan haberleri kapatıp müzik açmasını istediği, katılan bu teklifi kabul etmeyip haber dinlemeye devam edince sanık ...'in radyoya müdahale ederek son ses müziği açtığı, katılan haber dinlediğini bu şekilde yolculuk yapamayacağını söylemesi üzerine sanık ...'in ''bizi idir lan'' diye bağırdığı, katılanın indi bindi ücreti olan 10,00 TL para istemesi üzerine suça sürüklenen çocuk ...'un katılanın yüzüne yumruk attığı, katılan aracı sağa çekerek indiğinde sanık ve suça sürüklenen çocukların katılanı darp etmeye başladıkları, sanık ...'in katılana iki kere bıçak salladığı, bu sırada katılanın sanık ...'in araç ön kısmına girdiğini gördüğü, kısa bir süre sonra sanığın diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte kaçmaya başladığı, katılanın aracını kontrol ettiğinde ön konsolunda bulunan yaklaşık 200,00 TL paranın bulunmadığını fark ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanık ve suça sürüklenen çocukların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.

4. Katılanın sanık ve suça sürüklenen çocukları kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 01.11.2017 tarihli ifadeli teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

5. Dosya içerisinde 31.10.2017 tarihli görgü tespit tutanağı mevcuttur.

6. Dosya içerisinde bulunan 15.11.2017 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılanın özde değişmeyen ve tutarlı beyanları, sanık ve suça sürüklenen çocukların tevili ikrar içeren savunmaları, usulüne uygun teşhis tutanağı, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içerikleri, adli rapor form içerikleri ve tüm dosya içeriği karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocukların eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ile sanık ... ve müdafiince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından, usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.12.2018 tarihli ve 2018/1959 Esas ve 2018/2249 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.