Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan babaları ...’ın malik olduğu 1376 parsel sayılı taşınmazı davalı kızı ...’ye rücu şartlı bağış yolu ile temlik ettiğini, ...’nin de murisin ölümünden kısa bir süre sonra damadı olan diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, ilk temlikin murisin akli dengesinin yerinde olmamasından yararlanarak ve davalı ...’nin babasına bakacağını söyleyip kandırarak, mirasçılardan mal kaçırma amacı ile, ikinci temlikin ise muvazaalı olarak gerçekleştiğini ileri sürerek tapu iptali ile muris adına tescili, olmadığı takdirde tenkisi istemiş, aşamada ehliyetsizlik iddialarından vazgeçtiklerini bildirmişlerdir.
Davalı ..., şartlı bağıştan davacıların haberdar olduklarını, işlem sırasında murisin sağlığının yerinde olduğunu, murisin tüm ihtiyaçlarını karşıladığından ölümünden sonra mağdur olmaması için talebi olmadığı halde taşınmazı bağışladığını, dava konusu taşınmazın dışında da taşınmazları olduğunu, saklı paya tecavüzün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hile iddiası yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu, tenkis istemi yönünden saklı paya tecavüzün bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; tarafların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan ve yine aşağıda yazılı 4.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.