Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı; davacının mülkiyetinde bulunan ... İli, ... İlçesi, ...Mahallesinde 222 Ada 19 parsel sayılı taşınmazın davalı ile yapılan 23.03.2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satış vaadi yapıldığını ve zilyetliğinin teslim edildiğini, davalının sözleşme hükümlerine uymaması nedeni ile Ankara 24. Noterliğinin 11.04.2012 tarihli ve 8449 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, davalının taşınmazı boş olarak teslim etmesi gerektiğini, teslim edilmediğinden davalının fuzuli şagil olduğunu, davalının zilyetliğinde kaldığı 23.03.2010 tarihinden 10.04.2012 tarihine kadar 816.841,67 TL kullanım bedeli ile temerrüt tarihine kadar geçecek süre için aylık 33.250,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı temsilcisi, ekonomik sıkıntı nedeni ile bir kısım kiraların ödenemediğini, 2013 yılında borcun tamamının kapatılacağını ve tapunun tekrar geri alınacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne,103.930,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu ... İli, ... İlçe, ... Mahallesi, 12 pafta, 222 ada, 19 parsel sayılı taşınmazdaki iş yerinin boşaltılarak davacı bankaya teslimine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki husus dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, 23.03.2010 tarihli taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5 maddesinde “İşbu satış vaadi sözleşmesinin tanzimi ile taşınmazın zilyetliği alıcıya devredilmiştir. İş bu satış vaadi sözleşmesinin satıcı tarafından feshi halinde, alıcı, taşınmazın zilyetliğini aldığı iş bu protokol tarihinden başlamak üzere taşınmazı tahliye edeceği tarihe kadar geçen süreler için aylık 33.250,00 TL kullanım bedelini satıcıya ödeyecektir.” yazılıdır. Böylece taraflarca tahliye edilene kadar ödenecek bedel hüküm altına alınmıştır. Mahkemece sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerekirken, 18.02.2013 tarihli inşaat bilirkişisi Mustafa Solmaz’ın belirlediği şekilde ecrimisil hesabı yapılıp bu raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Hal böyle olunca davacının talebi gözetilerek talep miktarı aşılmadan sözleşme hükümlerine göre kullanım bedelinin hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sair itirazlarının 1. bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 12.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.