B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2012/782 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2012/782 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/34670Esas, 2021/11432 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçlama ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

1.Mağdur ...'ı, 13.03.2012 tarihinde kullanmış olduğu telefondan asker arkadaşı ...olduğunu söyleyen meçhul bir şahsın aradığı, kendisinde 1410 adet altın sikke olduğunu, bunları satamadığını, yardımcı olması halinde kendisine pay vereceğini söylediği, bunun üzerine durumu dayısı katılan ...'a anlattığı, teklifi kabul etmesi üzerine 16.03.2012 tarihinde ... iline geldikleri, ...n abisi olduğunu söyleyen hakkında mahkumiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... ile buluştukları, birlikte kahvehaneye gittiklerinde sanık ...'ın elinde numune altın ile geldiği, numuneyi kontrol için kuyumcuya gittiklerinde altının 22 ayar gerçek altın olduğunu söylemesi üzerine kuyumcudan ayrılarak tekrar kahvehaneye geldikleri, altınlara karşı 7.500,00 TL teminat talep etmeleri üzerine katılan ...'in 7.500,00 TL parayı sanıklara verdiği, daha sonra bir bahane ile yanlarından ayrılıp ortadan kayboldukları, bu surette sanığın iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanık ..., aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Mağdur ... ile katılan ...'ın, iddianame anlatımını destekler şekilde anlatımda bulundukları ve soruşturma aşamasında 08.05.2012 tarihli canlı teşhis tutanağında sanık ...'yı kesin ve net bir şekilde teşhis ettikleri tespit edilmiştir.

4. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

5. Mahkemece, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1.Sanığın tekerüre esas sabıkası olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Katılan ve mağdur beyanları, sanık savunmaları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor, canlı teşhis tutanakları ile tüm dosya kapsamından, sanığa atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/50 Esas, 2022/570 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.