I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2016 tarihli ve 2013/56 Esas, 2016/384 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.01.2017 tarihli ve 2016/263 Esas, 2017/154 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2018/... Esas, 2021/9512 Karar sayılı ilâmı ile "ölmeden önce hakkında soruşturma yürütüldüğü anlaşılan maktul ...’in ... ...’un öldürülmesi olayında iştirakı bulunup bulunmadığının araştırılması, bu araştırmanın sonucuna ve maktulün ilk olayın faili sayılıp sayılmamasına göre olayda kan gütme saiki veya haksız tahrik yönünden her bir sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, olayda yaralanan mağdur ...’ün sanıklar tarafından kamyon içerisinde bulunup bulunmadığı hususunun bilinip bilinmediği, doğrudan hedef alınıp alınmadığı konusunun araştırılıp olay gün ve saatine göre mağdurun sanıklarca görülmesinin mümkün olup olmadığı yönünde gerekmesi halinde ek bilirkişi raporu alınması, bu hususun tespiti mümkün olmadığı takdirde oluşacak şüphenin sanıklar lehine yorumlanması suretiyle sanıklar hakkında mağdur ...’ya yönelik eylemden TCK’nin 21/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiği, gizli tanık iken deşifre olan ... hakkında yalan tanıklık suçundan açılan kamu dava dosyasının aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması, ayrıca ... ile ... arasında var olduğu savunulan taşınmaz uyuşmazlığına ilişkin herhangi bir dava dosyası veya başkaca soruşturma dosyası varsa tespiti ile dosya arasına alınması sonucuna göre tanığın beyanlarının delil değerinin yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması, sanık ...’ün savunması ve gizli tanık beyanına göre ...’ün ayak burkulması nedeniyle herhangi bir sağlık kurumuna müracaat edip etmediği, Sağlık Bakanlığı merkezi sisteminde bununla bir kayıt bulunup bulunmadığı ile tarihinin ve olayla ilgisinin araştırılması lüzumu, somut olaya

sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun toplam altı kişi olarak TCK’nin 37/1 maddesi kapsamında katıldıkları kabul edilmekle birlikte, her bir sanık yönünden eyleme asli fail sıfatıyla katıldıklarının kabulünü gerektiren hareketlerin ortaya konulup tanımlanarak olaya iştirak derecelerinin ayrı ayrı belirlenmesi yerine, sanıkların her birinin olayda hangi hareketleri gerçekleştirdiği, bu hareketlerin eyleme olan katkısı ve hareketin niteliğine göre iştirakın derecesi tartışılmadan yetersiz gerekçe ve eksik tartışma ile tüm sanıklar hakkında ortak bir değerlendirme yapılarak TCK’nin 37/1. maddesi uyarınca aynı hükümlerin kurulması suretiyle Anayasanın 141,5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak hükümlerin bu yönden gerekçesiz bırakılması," nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile;

a.Sanıklar ... (... oğlu), ..., ..., ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

b.Sanık ... (... oğlu) hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

d.Sanıklar ...(... oğlu), ...(... oğlu), ..., ..., ... hakkında katılan ...'ya karşı olası kastla yaralama suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

e.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'ya karşı olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

A. Katılanlar Kadir, ..., ... vekilinin temyiz istemi; tüm sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun kan gütme saiki ile kasten öldürmeden mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... (... oğlu), ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin yardım eden kapsamında olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, mağdur ...’ya yönelik eylemlerin tasarlayarak ve kan gütme saiki ile öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, indirimde hesap hatası yapıldığına, ilişkindir.

B.Sanıklar ... (... oğlu), ... (... oğlu), ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlemediklerinden beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, tasarlamanın olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

C.Sanıklar ..., ... müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair kesin ve somut delil olmadığına, sübuta, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

1. İki aile arasında ... ailesinin ... olan ...'in öldürülmesi olayı sebebi ile husumetin oluştuğu, maktul ...'in de ...'in öldürüldüğü dava dosyasında şüpheli olduğu tespit edilmiş, suç tarihi olan 20.10.2012 tarihinde maktul ...'in ...'daki daha önceden kendisine ait olan, ancak başkasına devrettiği evinin altındaki kahvehaneden saat 20: 00 sıralarında oğlu ... ve uzaktan akrabası olan tarım işçisi katılan ... ile köyü olan...Köyü'ne gitmek üzere yola çıktıkları, maktul ... 'in kahvehanenin önündeki kendisine ait kamyonla köye doğru hareket ettiği, ... Köyü'nde kesilmiş olan ağaçları kamyona yükledikten sonra saat 22: 15 sıralarında tekrar ...'a dönmek üzere yola çıktıkları, maktul ...'in kamyonu kullandığı, katılan ...'nın ortada, katılan ...'ın ise kamyonun sağ tarafında oturduğu, ... Köyü ile ... arasında ... yoluna 100-150 metre kala yolun virajlı ve yokuş olduğu bir noktada silahlı saldırıya uğradıkları, dönüş yolunda maktulün içinde bulunduğu aracın virajdan yukarıya doğru çıkarken 7 metre yukarıda kamyonun ön tarafını net bir şekilde görecek şekilde bulunan bir konumdan ateş edildiği, sanık ... tarafından önce aracın ön tarafına ışık tutularak söz konusu bu aracın maktullere ait olduğunun tespit edildiği, akabinde aracın seyir halinde iken ... tarafından ateş edilen yere doğru aracın maktule ait araç olduğunu belirtecek şekilde el fenerinin ateş edilen yere doğru çevrildiği, bu şekilde bu aracın maktule ait araç olduğunun haber verildiği, sanıklar ..., ...(... oğlu), ... tarafından ateş edildiği, silahlı saldırı sonucu maktul ...'in başından ağır yaralandığı, katılan ...'nın göbek üstünde, sol bacağında, sol kolunda, sırtının sol kısmında kurşun yarasının bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kişinin vücudunda tarif edilen batına nafiz olup ince ve kalın bağırsak, sol böbrek ve yumuşak doku lezyonlarına neden olan av tüfeği iri saçma tanesi (şevrotin) yaralanmasının, hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, katılan ...'ın ise kolundan yaralandığı, sol kolda kurşun yarası olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, olay yerinde kartuşların bulunduğu yerin kamyonun sol şoför mahallini direkt olarak gören bir nokta olduğu, 22.10.2012 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre maktul ... 'in ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları organ harabiyeti, iç ve dış kanama neticesi öldüğünün anlaşıldığı,

Suça sürüklenen çocuk ... ve ... (... oğlu) 'nin üzerilerinde herhangi bir atış artığına rastlanılmamış olması, gizli tanığın beyanında ... ve sanık ... 'nin olay yerinde olduklarına ilişkin bir beyanının bulunmaması hususları nazara alındığında ... ve sanık ... (... oğu)'nin baz verileri, HTS kayıtları ve savunmalarındaki çelişkiler nazara alındığında olay günü ve öncesi ... merkezde oldukları, maktul ve katılanları gözetledikleri, maktul ve katılanların ... ilçe merkezinden ayrıldıklarını haber verdiklerinin anlaşıldığı, olay yerinde ve olay anında bulunmadıkları, eylemlerinin sadece ... ilçe merkezinden maktul ve katılanların ayrıldığını haber verme niteliğinde olduğu, anlaşılmıştır.

2. Sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, otopsi, adli tıp raporları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, HTS kayıtları, nüfus ve adli sicil kayıtları, bilirkişi kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediği, kan gütmenin koşullarının bulunmadığı, suç vasıflarının ve iştirak derecelerinin isabetli şekilde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktul ...'den sanıklar ... (... oğlu), ... (... oğlu), ... ve suça sürüklenen çocuk ...'a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden, katılanlar vekilinin, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme ve bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hesap Hatası Yönünden
Sanıklar ... (... oğlu), ... (... oğlu), ..., ..., ..., hakkında katılan ...'ya karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "4 yıl 2 ay hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "3 yıl 14 ay hapis cezası" tayini ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'ya karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hükümde aynı Kanun'un 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim yapılırken “3 yıl 4 ay hapis cezası” yerine hesap hatası sonucu “2 yıl 16 ay hapis cezası” ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası " şeklinde ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

3.Haksız Tahrik Yönünden
Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümlerde; olaylar olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanıklar ... ve ...'ın maktul ...'e karşı eylemlerinde sanıkların diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa yakınlıklarına Esas No: 2022/11245

bakıldığında maktulden sanıklara yönelen haksız tahrik oluşturan söz ya da eylemin olmadığı anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı halde sanıklar hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalarından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

1. Cumhuriyet savcısının 31.05.2022 tarihinde kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 09.09.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin REDDİNE,

2.Sanıklar ... (... oğlu), ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Nitelikli Kasten Öldürme, Sanık ... (... oğlu) ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Yardım Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümü (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

3.Sanıklar ... (... oğlu), ... (... oğlu), ..., ..., ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılan ...'ya Karşı Olası Kastla Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılanlar vekili, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümünden hesap hatasına ilişkin kısımların çıkartılması ve sanıklar hakkında olası kastla yaralama hükümlerinin "5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "3 yıl 14 ay hapis cezası" yerine "4 yıl 2 ay hapis cezası" ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında olası kastla yaralama suçundan kurulan hükümde " 5237 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim yapılırken “2 yıl 16 ay hapis cezası” yerine “3 yıl 4 ay hapis cezası” ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası" yerine "2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası" şeklinde yazılmak suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4.Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'e Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümü (3) numaralı parağrafında açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararının haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir.
Kanun’un 37 nci maddesindeki;
"(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası,üçte birden yarısına kadar artırılır" şeklindeki hüküm ile maddenin birinci fıkrasında müşterek faillik, ikinci fıkrasında ise dolaylı faillik düzenlenmiştir.
Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1 ... maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır.
Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır.

2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır.
"Yardım etme" ise 5237 sayılı TCK'nın 39 uncu maddesinde;
"(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde,
"Bağlılık kuralı" da aynı Kanun'un 40 ıncı maddesinde;
"(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir" biçiminde düzenlenmiştir.
Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, 5237 sayılı TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır.
TCK’nın 39/2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.

1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım;
a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak,
Olarak sayılmıştır.

2- Manevi yardım ise;
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek,
Şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır.

Uyuşmazlık konusunun isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için müşterek faillik için gereken şartlardan birisi olan "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
Suç tarihi olan 20.10.2012 gece saat 23.00 civarı öldürülen ... ile ... ailesi arasında ... oğlu ...'un oğlu olan ... ...'un bu olaydan yaklaşık 4 ay önce ...'in oğlu ... tarafından öldürülmesi nedeniyle husumet olduğu ve o dosyada maktul ...'in de şüpheli olarak yargılandığı ve bir süre tutuklu kaldığı bu nedenle ... ailesinin maktul ... ile oğullarının öldürülmesi nedeniyle husumet oldukları, sanık ...'ın sanık ... oğlu ...'un kardeşiyle ablasının evli olduğu ve yine diğer sanık ...'ün de ...'ın kız kardeşi ile evli oldukları, bu şekilde bir akrabalık ilişkisi zinciri oluştuğu, bu kapsamda olay tarihinde dosyada mevcut ... kayıtlarına göre olaydan bir gün önce sanıklar ..., ... ve ... oğlu ...'un öldürülme tarihinden bir gün önce maktulün ... yeri olan ...Salonunun karşısındaki belediye parkında buluştukları ve maktulün ... yerini gözetledikleri, bu durumun dosyada mevcut ... kayıtları, ... kayıtlarını yorumlayan rapor düzenleyen bilirkişi raporu, müşteki ...'in olaydan bir gün önce ... ailesinin ... yerlerini gözetledikleri yönündeki beyanı ve gizli tanık ...'ün beyanı ile sabit olduğu, böylelikle olaydan bir gün önceden başlayarak maktulü takip etmeye başladıkları, olay günü olan 20.10.2012 tarihinde ise sanığın çocuklarından ... oğlu ... ile ... ve ...'ın kullandıkları telefonlar ile maktulün kullandığı telefonun yakın mesafede olduklarının anlaşılması, yine sanık ... ile ...'ın baz kayıtlarının ve saatlerinin ... ile ...'ın beraber hareket ettiğini gösterdiği ve her iki sanığın da baz kayıtlarının maktulü takip ettiğinin görülmesi, olay tarihinde sanıklar ... oğlu ... ve ...'un ... merkez de bulundukları ve sinyal aldıkları baz kayıtlarının maktul ...'in faydalandığı baz kaydı ile aynı olduğu veya yakın olduğu, bu kapsamda olay günü...köyüne odun kesmek için giden maktul ...'in şehir merkezinden ayrılıp köye gittiği alana kadar faydalandığı baz istasyonlarının sanıklar ... ve ...'ın baz istasyonu ile benzer olduğu ve özellikle sanık ... ile çok fazla görüşme yapan ...'nın kullandığı ... nolu hattın baz trafiğinin maktulün baz trafiği ile uyuştuğu ve tanık ...'ın ... ailesinin tüm fertleri ile görüşme yaptığı bu itibarla tanık ...'ın devamlı haberleştiği ... üzerinden maktulün bulunduğu yerleri bildirmiş olabileceği baz kayıtlarının da bunu doğruladığı, ... ailesindeki tüm sanıkların tanık ... ile görüşmesinin de bu olayla ilgili olduğu düşünüldüğü, bu kapsamda olay tarihinde...köyünden işlerini bitirip dönen maktul ...'in yanında kamyonette bulunan oğlu ... ... ve müşteki ...'ın ...'a doğru dönerken ... ... yoluna yaklaşık 150 metre kala pusu kurularak ateş edildiği ve bu ateş etme sonucunda ...'in öldürüldüğü, ... ...'ün ... tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ...'nun ise ... ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, bu pusu kurulan yerin sanık olan ... ailesinin evine 1400 metre uzaklıkta olduğu ve maktulün gidip geri döneceğinin daha önceden görülerek dönüşünün beklenildiği, sanıkların evinin oradan çok rahat bir şekilde takip edilebileceği ve her beş sanığın da daha önceden anlaşmış gibi cinayet saatinden bir iki saat öncesinden başlayarak telefonlarının kapatıldığı, hiç baz kaydı almadığı, görüşme yapılmadığı ve cinayetten sonra da ... bir süre telefonların kullanılmadığı, böylelikle her beş sanığın daha önceden planlayarak hareket ettiğinin anlaşıldığı, olay nedeniyle atış artığı için numune alınan ... oğlu ... ile ...'un gömleklerinde atış artığının tespit edildiği ve ...'un sağ el bölgesinde de atış artığı tespit edildiği, gizli tanık ...'ün beyanında geçtiği üzere birden fazla kişinin ateş ettiğini beyan ettiği ve olay yerinde ele geçirilen tüfek fişeklerinde yapılan incelemenin gizli tanık ...'ün beyanına doğruladığı, çünkü olay yerindeki fişeklerin iki ayrı tüfekten atıldığının rapor edildiği, olaya karışan ... ve ...'ın atılı suçu nasıl işlediğini ...'ün ayrıntılı olarak gizli tanık olarak beyanında anlattığı ve ...'ün bu beyanlarının somut bilgi ve belgeler ile uyuştuğu, ...'ün sanık ... ve ...'ın arasındaki ilişkiyi akrabalık durumunu tam olarak bilmediği, bu nedenle iftira atması için bir sebep olmadığı, yine sanık ...'ün amcası ...'ün ... Asliye Ceza Mahkemesinde iftira suçundan yargılandığı dosyada amcası ... ile aralarında bir husumet olmadığını beyan ettiği, ...'ün de sanık ... ile arasında bir husumet olmadığını beyan ettiği, bu beyanlarında ... ve ... oğlu ...'un maktul ve müştekilere ateş ettiğini söylediği, ...'ün maktulün aracına ışık tuttuğunu söylediği, bu Esas No: 2022/11245

durumun da müşteki ... ...'ün olay günü ateş etmeden önce birisi kamyonumuza doğru bir tarafa işaret verir şeklinde ışık tuttu şeklindeki beyanını doğruladığı, yine sanık ... ve ... üzerindeki atış artıkları ile ilgili olarak oluşan ihtilaf üzerine olay yeri inceleme uzmanı bilirkişiler tarafından mahkemeye sunulan tutanak şeklindeki raporda "atış artıklarının kurşun stifnat, baryam nitrat, antimon sülfür elementlerinin üçünün de aynı anda bir arada bulunmasıyla oluşabileceği, bu elementlerin üçünün ayrı ayrı yerlerde başka faktörlerden dolayı bulunabileceği, ancak üçünün bir arada bulunabilmesi için mutlaka ve mutlaka kimyasal bir patlama olayının meydana geleceği, Mevcut uzmanlık raporu şüphelilerin kesinlikle ateşli silahla ateş ettiğinin, ateşli silahla temas ettiğinin veya ateş edilen bir ortamın yakınında bulunduklarını açıkladığı dolayısıyla şüphelilerin gübre, zirai ilaçla temas halinde bulunmasının rapora etkisi yoktur" şeklinde kanaat bildirdiği ve olay günü olan 20.10.2012 tarihinde sanıkların nerde bulunduğu konusunda ... ailesi üyesi olan tüm sanıkların ve tanıkların birbirlerinden farklı ifadeler vererek tutarsız ifadeler verdikleri ve bu çelişkilerin giderilemediği, evde olduğunu söyleyen ...'ın evde olduğu saatte ...'da olduğunun baz kayıtlarından anlaşıldığı, veya ... oğlu ...'un olaydan bir gün önce seferde olduğunu köye hiç gelmediğini beyan etmiş olmasına rağmen olay gününden bir gün önce ve sabahında köyde olduğunun anlaşılması, akşam sanıkların baba ... oğlu ...'un evinde beraber oturup oturmadıkları yönünde birbirlerini yalanlayan çelişkili beyanları ve benzeri şekilde bir çok çelişkiler sanıkların beyanlarının doğru olmadığını gösterdiği, müşteki ...'in ... ailesi tarafından dükkanlarının etrafında tehdit edildikleri ve devamlı takip altında olduklarını beyan etmiş olması, olay sonucu yaralanan ... ...'ün ... ailesinden şüphelendikleri, başka hasımlarının olmadığını beyan etmiş olması, olaydan sonra ... ailesinin daha önce öldürülen oğlu ... ... adına kayıtlı ... nolu numaranın cinayet sabahı saat 04.41'de görüşme yaptığı ve bu görüşmedeki sinyal alan baz kaydının maktulün evinin bulunduğu baz kaydı ile aynı olduğu zira ölü olan ... ...'un numarasını kuvvetle muhtemel ... ailesinden birinin kullandığı ve o gün maktul ve ailesinin takip edildiğinin bu telefon görüşmesi ile anlaşıldığı, yine sanık ...'ün öldürme olayından sonra sabah 07.56'da kullanmış olduğu ... nolu hat ile diğer sanık ... adına kayıtlı ... nolu hat ile erken saatlerde görüştüğü bu durumun da öldürme olayından sonra sanıkların birbiriyle haberleşerek bilgi aldıkları sonucuna varıldığı, yine olay yerinin sanık ... ailesine evine çok yakın olması dikkate alındığında pusu kurulacak yerleri daha önceden belirleyebilme ve bu kapsamda hazırlık yapma imkanlarının olduğunun görüldüğü ve olay günü de maktulün ...'dan çıktığı andan itibaren...köyüne gidip yeniden döndüğü ana kadar bir çok baz kaydını maktul ...'in sanıklar tarafından veya tespit edilemeyen bir takım şahıslar tarafından takip edilerek sanıklara güzergahın bildirildiğinin görüldüğü anlaşılmış ve yine ...'un evlerine gelen jandarma görevlilerinin olay günü giydikleri giysileri vermelerini istedikleri sırada sehpanın üzerine bırakılan ve üzerinde atış artığı bulunan gömleğini jandarma görevlilerine fark ettirmeden sehpanın üzerinden alarak giymesi ve bu gömleğin üzerine de yeniden kazak giymesi sanığın delili saklamaya çalıştığı, ne olduğunu bildiğini anladığından korku ile gömleği saklamaya çalıştığının anlaşıldığı, böylelikle kriminal raporları, adli tıp raporları, yapılan keşif, keşif sonucu düzenlenen ayrıntılı bilirkişi raporu, ... kayıtlarının çözümlemesini yapan ayrıntılı raporlar, grafikler, maktul ... ve oğlunun ... ...'un öldürülmesi olayı ile ilgili olarak yargılandığı dosyanın örnekleri, gizli tanık ...'ün beyanları, bu beyanlarını doğrulayan olay yeri bulguları, ... kaydı bulguları, diğer tanık beyanları, olay yeri inceleme uzmanının atış artığı konusunda düzenlemiş olduğu ayrıntılı rapor,
Dosya içerisinde 20.10.2012 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre de; olayın 20.10.2012 günü saat 22.30 sıralarında meydana geldiği, olay yerinde cam kırıklarının olduğu, kan lekelerinin bulunduğu, olayda saldırıya uğrayan ve içinde maktul ve katılanların bulunduğu ... plakalı aracın 23 m güney istikametinde yoldan yaklaşık 7 m yükseklikte bulunan 2 adet top ... arasında 2 adet av fişeği kartuşunun görüldüğü, ayrıca 1 m batı istikametinde 3 adet av fişeği kartuşunun olduğunun görüldüğü, üzerinde 12 ibarenin bulunduğu av fişeği kartuşlarının bulunduğu bölümde aracın önünün rahatlıkla görülebildiği, kartuşların bulunduğu alana asfalt yol tarafından yaya olarak çıkmanın zor olduğu, dik yamaç olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği,
Mahkûmiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ... (... oğlu 1981 doğumlu), ... (... oğlu 1945 doğumlu), ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'un maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçunu planladıkları, sanık ...'ün maktul ...'in kullandığı aracı ve kendisini el feneri ile yoklaması sonucunda belirlemesi üzerine telefonla ellerinde silahlar bulunan ve plan gereği atışlar yapacak olan ... oğlu ... ile sanık ...'a telefonla bilgi verdiği, sanık ...'ün bu belirlemeyi yaptığı yer ile maktulün kullandığı araca atışlarının yapıldığı yer arasındaki mesafenin net bir şekilde belirlememekle birlikte en az 300 metre olduğu, buradaki yolun dönemeç sebebi ile kavisli olup sanık ...'ün bulunduğu yerden olay yerinin görünememesi, silah kullanmaması ve kullanabilecek durumda olmaması sebebiyle aracı belirleme ve bildirme dışında bir fonksiyonun bulunmadığı, sanık ...'ün geceleyin farları yanan aracın şoför mahallindeki maktul ... dışında ayrıcı katılanlar ... ve ...'nu gördüğü veya görmesi gerektiği hususunda bir netlik bulunmadığı,
Sanık ...'ın eylemin planlanması ve olaydan önceki gün maktul ...'in gözetlenmesi dışında maktulün araçla hareketlerini takip ettiği, eylemi yapacak asıl sanıklara telefonla bilgi verdiği hususunda aleyhine yeterli delil bulunmadığı, olay yerinde olmadığı,
Yine ... oğlu 1981 doğumlu sanık ... ile Suça sürüklenen çocuk ...'unda yine eylemin planlaması aşamasında bulundukları, başkaca eylemlerinin belirlenemediği,
Bu itibarla tüm sanıkların maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçunu planladıkları, maktul ... öldürülürken onun aracında ... ve ...'ında bulunacağı ve onlarında yaralanacaklarını önceden bilebilecek durumda olmadıkları için ... ve ...'a yönelik asıl failler sanıklar ... oğlu 1945 doğumlu sanık ... ile ...'un diğer sanıkların iradeleri dışında bu mağdurları yaraladıkları için katılan ...'ya yönelik verilen 3 er yıl 14 er ay hapis cezaları aleyhe temyiz sebebiyle 4 er yıl 2 şer ay hapis cezaları olarak düzeltilmeleri gerektiği için temyizi kabil olmaları sebebiyle yine suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki katılan ...'ya yönelik düzeltilen mahkûmiyet hükmünden dolayı,
Yani sanıklar ..., ... oğlu ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'un katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçlarından beraatlerine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin genel uygulaması olası kasta iştirakin olmayacağı yönündedir),

Olay yerine yakın olup bizzat olay yerinde bulunmayan silahı olmayan, silah kullanmayan sanık ...'ün maktulün aracını el feneri ile tespit edip asıl faillere bilgi vermesi eyleminin suça doğrudan fiili hakimiyet olarak değerlendirilemeyeceği, kara yoluna 7 metre mesafede bulunan asıl faillerin maktulün aracını bulundukları yerden tespit edebilecekleri gibi, başka bir yerde başka bir zamanda da öldürme fiilini işleyebilecekleri göz önüne alındığında,
Yine olay yerinde bulunmayan planlama aşamasında eyleme katılan sanık ...'ın ... oğlu ... ile suça sürüklenen çocuk ...'un eylemleri aynı mahiyette bulunduğundan sanıklar ... oğlu ... ile ... hakkında TCK'nın 39 uncu maddesi tatbik edildiğinden suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kuramayacak kadar uzakta bulunan sanık ... hakkında ve ayrıca sanık ... hakkında da TCK'nın 39 uncu maddesinin tatbiki gerektiği görüşündeyim.