SUÇLAR: Nitelikli yağma, nitelikli hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf isteminin esastan reddine
1. Sanık hakkında nitelikli hırsızlık, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık hakkında bu suçlar yönünden kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/721 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; katılanlar ... ve ...'a yönelik, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) bentleri, 53 üncü, 63 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
B. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2016/121 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/2581 Esas, 2020/1321 Karar sayılı kararıyla; sanık ve müdafii istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafi Temyiz Sebepleri
1. Her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına,
2. Suçun vasfında hataya düşüldüğüne,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanlar ... ve ...'ın evine, evin kapısının kilit göbeğini ingiliz anahtarı ile kırmak suretiyle girdikleri, evde bulunan ''Samsung marka laptop bilgisayar, şarj cihazı, 2 adet üç boyutlu gözlük, 1 adet Olıypus marka fotoğraf makinesi, gümüş takıların bulunduğu makyaj çantası ve katılan ...'e ait kahverengi çorabın bulunduğu bilgisayar çantasını, 85 TL parayı'' çaldıkları, katılan ...'in bahçedeki sanıkları gördüğü ve sanıkların elinde bulunan bilgisayar çantasının kendisine ait olduğunu düşünerek sanıklardan şüphelendiği, eve geçtiğinde giriş kapının kilit göbeğinin kırık olduğunu görmesi üzerine apartmanın dışına çıkarak "hırsız var" diye bağırmaya başladığı, bu sırada gelen ...'in eşi olan katılan ...'ın motosiklet ile kaçan sanıkların peşine düştüğü, ...'in geldiğini gören sanıklar ... ile ... birbirlerinden ayrılarak kaçmayı sürdürmeleri üzerine katılan ...'in motosikleti ile sanık ...'ı takip etmeye başladığı, biraz uzaklaştıktan sonra sanık ...'ın, katılanlar ... ve ...'in evinden almış olduğu, içerisinde Samsung marka laptop bilgisayar, şarj cihazı, 2 adet üç boyutlu gözlük, 1 adet Olıypus marka fotoğraf makinesi, gümüş takıların bulunduğu makyaj çantası ve katılan ...'e ait kahverengi çorabın bulunduğu bilgisayar çantasını boş arsaya atıp cebinde bulunan 85.00 TL ile kaçmaya devam ettiği, bu sırada sokakta aracını temizleyen şikâyetçi ...'in kaldırıma bıraktığı araç anahtarını arabaya binerek kaçma düşüncesi ile aldığı, ancak katılan ...'in kendisine yaklaşması üzerine buna fırsatı olmadığından yaklaşık 80-90 metre daha koştuktan sonra araç anahtarını kaldırıma atarak koşmaya devam ettiği, bir süre sonra katılan ...'in sanık ...'ı yakaladığı ve aralarında arbede yaşandığı, arbede sırasında sanık ...'ın yanında taşıdığı tornavidayı katılan ...'e sallayarak boynundan ve sol kolundan basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve ...'in elinden kurtularak kaçtığı, kiraladığı aracın yanına gelen sanığın aracına binerek kaçmaya devam ettiği ancak gelen ihbarlar nedeniyle harekete geçen kolluk görevlilerince sanığın kullandığı 34 .. .... plaka sayılı aracın park halinde olduğunun görülmesi üzerine aracın yanına gidildiği ve sanık ...'ın cebinde bulunan 85.00 TL ile birlikte aracının içinde yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın sanığı kovaladığı ve katılanın yaralandığı mesafenin ikametten yaklaşık 406 metre mesafede olduğunun tespit edildiği 01.06.2016 tarihli resimli görgü tespit tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Katılanların kapı göbeğinin kırık olduğu ve değerinin 40,00 TL olduğu tespit edildiği 02.06.2016 tarihli değer tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın kiraladığı araçta bulunan toplam 85,00 TL paranın rıza ile muhafaza altına alındığının belirtildiği 01.06.2016 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Katılanların evinin karıştırıldığı ve alınan eşyaların tespit edildiği 01.06.2016 tarihli görgü tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın olay sonrası araç ile yakalandığı yerin katılanların ikametine 4,7 km mesafede olduğunun tespit edildiği 02.06.2016 tarihli resimli mesafe tespit tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Katılan ...'in yaranmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun tespit edildiği rapor dava dosyasında bulunmaktadır,
8. Sanık tarafından katılanların laptoplarında tespit edilen 250,00 TL değerindeki zararın giderildiği anlaşılmıştır.
9. Sanığın isnat edilen suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesindeki düzenlemeye göre, mal alma işlemi tamamlanıncaya kadar uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmektedir. Malını, hırsızlık suçunun tamamlanmasından sonra geri almak isteyen kişiye (mağdura) karşı başvurulan cebir veya tehdit, yağma suçlarını oluşturmaz. Bu husus madde gerekçesinde de Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Örneğin evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur.
Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez. "Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir." şeklinde açıkça gösterilmiştir.
Kısaca özetleyecek olursak; malın alınması veya geri alınmasının engellenmesi amacıyla cebir veya tehdit uygulanması gerekir. Hırsızlık eyleminin tamamlanmasından sonra eşyanın veya paranın geri alınması sırasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez.
Hırsızlık açısından, doktrinde kabul edilen ve Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi"nin savunduğu gibi Mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Hakimiyet alanıda fiziki sınırlardır. Fiziki sınırları belli olan dairenin veya binanın dışına sıcak takip olmaksızın çıkılması ile hırsızlık tamamlanacaktır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; Olay ve olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta anlatıldığı şekilde gerçekleşen eylemde; sanığın evin içerisinden aldığı katılanlara ait eşyalar ile katılanların binasından çıktıktan sonra, katılanların hakimiyet alanından çıkarması üzerinde hırsızlık suçunun tamamlandığı, daha sonra katılana cebir uyguladığı anlaşılmakla sanığın hırsızlıkla başlayan eylemi yağmaya dönüşmeyeceğinden sanığın eyleminin hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama suçlarını oluşturduğu halde suç vasfının tayininde hata yapılarak nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur..
A. Nitelikli Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçları Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Yağma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/2581 Esas, 2020/1321 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.