Dava rücuan tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde, 1.689,47 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kısmen kabulüyle, 47,73 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; 17.10.2012 günlü karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece, hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde, reddine karar verilen 1.641,74 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 30.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi .