Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığı anlaşılmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 14/08/2007 tarihli eser sözleşmesi uyarınca, davalının dava dışı ... İl Özel İdaresinden üstlenmiş olduğu işin alt taşeron olarak davacıya verildiğini, ... bedelinin KDV dahil 778.800,00 TL olarak belirlendiğini, ayrıca sözleşme dışı 120.000,00 TL değerinde işinde yapıldığını, dolayısıyla davalının yapmış olduğu sözleşme kapsamı ve sözleşme dışı işlerin bedellerinin toplamından ibaret davacı alacağının 898.800,00 TL olduğunu, davacının söz konusu işi yapıp teslim ettiğini, ancak davalının ... bedelinin 440.930,00 TL'sini ödediğini, dolayısıyla bakiye 457.870,00 TL davacı alacağının bulunduğunu, yani diğer bir ifade ile davalının bakiye borcunun 457.870,00 TL olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığını ancak davacının sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimini yerine getirmediğini, davacının üstlenmiş olduğu edimleri tam olarak ifa etmemesi sebebiyle de davalının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının uğradığı zarar nedeniyle açtığı davanın ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/317 Esas sayılı dosyasıyla görülmekte olduğunu, dolayısıyla bu davanın anılan dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 13.07.2015 tarihli 2014/1137 Esas, 2015/571 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

1.Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 26.10.2017 tarihli 2017/1535 E., 2017/3640 K. sayılı ilamı ile; "Davalı yüklenici tarafından davacı taşeron aleyhine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/702 Esas, 2014/343 Karar sayılı dosyasında açılan cezai şart, SGK primi ve taşeron namına ifa için yapılan masrafların tahsili istemi ile açılan kısmi dava sonucunda davanın 20.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, taşeron tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 03.02.2016 gün, 2015/3964 Esas, 2016/629 Karar sayılı ilâmı ile bu davada talep edilip hüküm altına alınan miktara göre denilmek sureti ile mahkemenin gerekçesi ve bilirkişi raporundaki miktarlar kesinleştirilmeksizin karar onanmış, Dairemizin 09.03.2017 gün, 2016/2710 Esas, 2017/1049 Karar sayılı ilâmı ile de taşeronun karar düzeltme talebi reddedilerek yüklenicinin açtığı dava sonucu verilen karar kesinleşmiştir.
Eldeki dava, taşeron tarafından yüklenici aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ... bedelinin ödenmeyen kısmının ve fazla imalât bedelinin tahsili istemi ile açılmış, bu dava yüklenicinin açtığı dava ile birleştirilmesine rağmen 22.10.2014 tarihli duruşmada davacısı olan taşeron vekilince takip edilmemesi nedeni ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilerek dosya tefrik edilmiş ve aynı mahkemenin 2014/1137 Esasına kaydedilerek yürütülmüştür.
Kural olarak; sadece eksik ve ayıpların giderim bedeli davası açılması ya da kalan ... bedeli veya sözleşme dışı imalât bedeli ile ilgili dava açılması halinde hak edilen bedelin eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek, eksik ve kusurlu işler bedelinin de hak edilen bedel ve ödemeler gözönünde tutularak hesaplanması gerekmekte ise de ayrı ayrı dava açılması halinde herbir davada tarafların iddia ve savunmalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13.11.2013 gün 2012/6496 Esas, 2013/5896 Karar sayılı ilâmı).
Bu durumda mahkemece; davalı yüklenicinin eksikliklerin giderim bedeli, cezai şart ve taşeron namına ödenen SGK primlerinin tahsili için taşeron aleyhine dava açıp açtığı davanın lehine sonuçlanması, taşeronun varsa sözleşme uyarınca ödenmeyen ... bedeli ile yapılmış ve yüklenici yararına ise sözleşme dışı fazla imalât bedelinin istenmesine engel teşkil etmeyeceği, delil olarak o dosyada kesinleşen olgular bu davada yapılacak değerlendirmede dikkate alınmakla birlikte söz konusu dosyada verilen karar taşeronun açtığı bu davada kesin hüküm ya da kesin delil teşkil etmeyeceğinden işin esası incelenip taraf delilleri toplanarak değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Otomotiv/..., davalının ise ... Teknik İnş. San. Tic. ve Ltd. Şti. olduğu, davacının, ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti.'den aralarındaki alım-satım ilişkisi neticesinde 600.000 YTL alacaklı olduğunu, alacağın tahsil edilememesi üzerine ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti.'nin, ... Teknik İnş. San. Tic. ve Ltd. Şti.'den olan ve 14/08/2007 tarihli sözleşmeye dayanan alacağının temlik sözleşmesi ile kendilerine devredildiğinen bahisle işbu itirazın iptali davasını açtığı, davaya dayanak ... 5. İcra Müdürlüğünün 2007/23171 Esas sayılı dosyasında ise davacı tarafından ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Teknik İnş. San. Tic. ve Ltd. Şti.'ye karşı icra takibi yürütüldüğü, icra takibinin davacı ve ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapıldığı belirtilen 22/11/2007 tarihli alacağın temliki sözleşmesine dayandığı, davanın 14/02/2018 yılında açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyası ile Mahkememizin işbu eldeki dosyasına konu alacağın dayanağının yukarıda da belirtildiği üzere ... Teknik İnş. San. Tic. ve Ltd. Şti.'nin yüklenici sıfatıyla ... İl Özel İdaresi İmal Yatırım ve İnşaat Daire Başkanlığından ihale yoluyla almış olduğu bir kısım İlköğretim Okullarının tamir ve onarım işlerinin taşeron sıfatıyla ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmasına ilişkin hak ve yükümlülüklerin belirlendiği 14/08/2007 tarihli "sözleşmedir" başlıklı belge olduğu, her iki dosyanın davalısının da aynı olduğu, sadece davacılarının farklı olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasında davacının ... Otomotiv/... olduğu, davayı ise ... Tekstil Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. ile kendi arasında yapıldığını belirtitiği 22/11/2007 tarihli alacağın temliki sözleşmesine dayanarak açtığı, Mahkememizin eldeki işbu dosyasının dava tarihinin 24/04/2008, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasındaki dava tarihinin ise 14/02/2008 olduğu, elde ki işbu dosya davacısı her ne kadar temlik sözleşmesini kabul etmese de buna dair iddiaların Mahkememizde ki davadan daha önce açıldığı dikkate alındığında ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyasında değerlendirilmesi zira ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasında mevcut duruma göre davacının geçerli bir temlik sözleşmesine dayanarak davasını açtığının kabulü gerektiği, ancak eldeki işbu dosyanın davacısının ise bu iddiaları ile ilgili ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasına müdahil olmadığı gibi bu yargılamanın sonucu beklenmeden karar verilmesi talebinde bulunduğu, aktif dava ehliyetinin açıklığa kavuşturulmadan yargılamanın ilerlemesinin ise mümkün olmadığı, her iki davanın birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunsa da taraf vekillerinin birleştirmeye muvafakat etmediği, davaların birleştirilmesi yoluyla davacı tarafa ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dosyasında iddialarını ileri sürmesi ve hakkını talep etmesi imkanı tanındığı halde birleştirmeye muvafakat etmeyen davacının az önce de bahsedildiği üzere Mahkememizin işbu davasından daha önce açılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı davasında mevcut duruma göre davacının geçerli bir temlik sözleşmesine dayanarak davasını açtığının kabulü gerektiği hususu da nazara alındığında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşeronluk sözleşmesi gereği işin davacı-karşı davalı şirketçe bitirildiğini gösterir hiçbir belgenin dosyada mevcut olmadığını, bilindiği üzere taraflar arasındaki anlaşma yazılı usulde yapılmış bir anlaşma ise bu sözleşme gereği işin yapılmamış olduğu hususunun yine ancak yazılı belge ile belirlenebileceğini, buna rağmen bilirkişilerce ve bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olan mahkeme kararı gereğince, sözleşme konusu işin davalı şirketçe bitirildiğinin (ortada hiçbir yazılı delil veya bilirkişi incelemesi veya tutanak gibi bir yazılı delil olmamasına rağmen) otomatik olarak kabul edildiğini, yani dosyada işin davacı yanca bitirildiğine ilişkin hiçbir delil olmadığını, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı davasının davacısı olan tarafın, işbu davada taraf dahi olmadığını, davada taraf olmayan birisi lehine hüküm tesis edildiğini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin 2008/157 Esas sayılı davasının davacısı eğer temlik aldığı iddiasında ise hukuken işbu dava dosyası üzerinden davaya asli müdahale davası açarak dahil olabileceğini, fakat ortada bu husus dahi yok iken, dava dışı 3. şahıs lehine dava konusu sözleşmedir başlıklı sözleşmedeki davacı müvekkil hakkının söz konusu 3. şahısa devir ve temlik edildiğine dair hüküm kurulduğunu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin de yerine geçerek, o mahkemede verilebilecek bir kararın başka mahkeme yerine verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ... bedeli alacağının ve fazla imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’un geçici 3/2,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) geçici 2 ve HUMK'un 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddeleri

1-Mahkemece, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı dava dosyasında davacı olan ...'nin "geçerli bir temlik sözleşmesine dayanarak davasını açtığı" kabul edilmiş, temyize konu eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2- Dosya kapsamından, davacı taşeronun, davalı yüklenici şirket ile imzaladığı 14.08.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 778.000,00 TL alacağını 22.11.2007 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle dava dışı ... 'ye temlik ettiği, ...'nin bu temlik sözleşmesine dayanarak 347.567,00 TL alacağının tahsili için yüklenici şirket ve taşeron şirket aleyhine icra takibi yaptığı, yüklenici şirketin takibe itirazı üzerine ... 4. Asliye Ticaret Mahkekemesinin 2008/157 Esas numarasına kayıtlı olarak yüklenici ... Teknik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.

3-Eldeki temyize konu davada, davacı olan taşeron şirket vekili 04.12.2020 tarihli dilekçesinde," ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/157 Esas sayılı davasında müvekkilinin taraf olmadığını, bu davaya konu olan ve varlığı iddia edilen temliknamenin varlığını asla kabul etmediklerini, böyle bir temliknamedeki imzayı da inkar ettiklerini" beyan etmiştir.

4-Alacağın temliki BK’nın 162 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Alacaklı borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Alacağın devri ile birlikte alacaklı değişir, alacak devredenin mal varlığından çıkarak devir alanın mal varlığına girer. Alacağı devir eden artık borcun ifasını isteyemez, bu hak alacağı devir alan yeni alacaklıya aittir. Temlik sözleşmesinin imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan BK’nın 163. maddesi uyarınca, alacağın temliki yazılı şekle tabidir ve şekil sıhhat (geçerlilik) şartıdır. Temlik senedinde, alacaklının temlik iradesinin bulunması ve bunu imzası ile teyit etmesi zorunludur. Oysa temlik sözleşmesinde alacağı temlik ettiği yazılı bulunan davalı şirket vekili, temliknamedeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, temliknamedeki imzayı inkar ettilerini beyan etmiştir.

5-Bu nedenle, mahkemece öncelikle 22.11.2007 tarihli alacağın temliki sözleşmesindeki taşeron şirket adına atılan imzanın sıhhati isticvap ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmeli, bu suretle temlik sözleşmesinin geçerli olup olmadığı saptanarak, temlik sözleşmesinin geçerli olması halinde davanın husumetten reddine karar verilmesi, aksi durumda ise bozma ilamı da dikkate alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.

6-Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.