Dolandırıclık suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanların kendilerine ait bağımsız bölümün kaba inşaatından sonra yapımı için sanık ile anlaştıkları, sanığın kendisini mimar olarak tanıttığı, katılanlar ile sanık 50-60.000 TL. arasında işin bitmesi koşulu ile anlaştıkları, ancak sanığın sürekli olarak maliyetin yükseldiği bahanesi ile katılanlardan 80.000 TL. para aldığı, anlaşmaya aykırı olarak işi bitirmeden kayıplara karıştığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması,katılan beyanları ve dosya kapsamından; katılanlar ile inşaat işleri yapan sanık arasında evvelce kısmen yapılmış konut inşaatının tamamlanması amacı ile sözlü anlaşma yapıldığı, bu anlaşma doğrultusunda katılanlar tarafından sanığa anlaşmaya konu ücretin tamamen ödenmesine rağmen,sanık tarafından inşaatın tamamlanmaması, tamamlanan işlerde ise sanık tarafından işçi ve imalatçı ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile bu ücretlerin katılanlar tarafından tekrar bu kişilere mükerrer olarak ödenmesi nedeni ile açılan davada taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
15. Ceza Dairesi - E. 2015/5359 - K. 2018/3506
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 15. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2015/5359 |
| Karar No | 2018/3506 |
| Karar Tarihi | 16.05.2018 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat