Dava, trafik kazasında yaralanan sigortalı için yapılan tedavi giderleri ile ödenen geçici işgöremezlik ödenekleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın, davalılardan ... ... sigorta A.Ş. ile ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan Güvence Hesabının avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Davalılardan ... ... Sigorta A.Ş.’nin ünvanının, ... Sigorta A.Ş. olarak yazılması; yine, davalılardan Güvence Hesabı ve vekilinin karar başlığına yazılmamış olması, isabetsiz bulunmuştur.

2- Davada, davalılardan ...’e ait otomobil ile ... ...’a ait motorbisikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan sigortalı için yapılan sosyal sigorta yardımların, araç sürücüleri ile, otomobil ile ilgili sigorta poliçesini düzenleyen ... ... Sigorta Şirketi ve ...’e ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle, Güvence Hesabından rücuan tahsili istenilmiş; Mahkemece, kusurun tamamının davalılardan sürücü ...’e ait olduğu esas alınarak, ... ve Güvence Hesabının sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun değişik 108 inci maddesinin “Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabına aşağıdaki durumlarda başvurulur” düzenlemesi altında ve (b) fıkrasında, “kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmamış olan işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar” sayılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliğinin “Hesabın Giderleri” başlığını taşıyan 8. maddesinin b bendinde de “Zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaksızın trafiğe çıkarılan motorlu aracın kişilere verdiği bedeni zararlar nedeniyle kazanın meydana geldiği tarihte geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasına göre ödenecek tazminat tutarları” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin “Hesaptan Karşılanmayacak Zararlar” başlığını taşıyan 14. maddesinin ı bendi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının teminat dışında kalan hallerin düzenlendiği 3. maddesinin k bendinde, motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararların karşılanmayacağı belirtilmiş; 2918 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinde, silindir hacmi 50 santimetre küpü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 Km'den az olan bisiklettin, motorlu bisiklet olduğu; anılan Kanunun 103. maddesinde de, motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.

Bu yasal düzenlemeler karşısında, motorlu bisiklet sürücüsüne atfedilen kusurdan güvence hesabının sorumlu olmayacağı aşikardır.

Mahkemece, davalılardan ... tarafından kullanılan aracın özellikleri ve Güvence Hesabının sorumlu tutulup-tutulmayacağının, yukarıda belirtilen şartlar araştırılarak, belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.

3- Yine; 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı; trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; Yasanın anılan maddesinde belirtilen şekilde Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen primlerin sigorta şirketleri ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14'üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması; Yine, 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de; Kanunun 59'uncu maddesine göre belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı; sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetildiğinde, sağlık hizmet bedellerine ilişkin olarak, Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na aktarılmaya başlanması ile, aracın sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketi ile, ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14'üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erecek olup; Mahkemece, primlerin aktarılmaya başlanıp-başlanılmadığının araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

4- Kabule göre de; harç ile davalı Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderinin, aleyhine hüküm kurulan davalılardan teselsül hükümlerine göre tahsili yerine, davalılardan ...’dan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, hükmü temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Güvence Hesabı'na iadesine, 30.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.