SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisnin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafi temyiz isteminde, müvekkilinin ...'a yönelik silahlı yaralamada bulunmadığı, yara izi ve somut delil olmamasına rağmen mahkumiyet kararı verildiğini, 03.30-4.00 gece vakti müvekkilin evine gelinme nedeninin açıklanmadığını, müvekkilinin ortak hanenin dış kapısını kilitlediğini ve eşini alıkoyma kastı bulunmadığını, mahkemenin soyut iddialarla karar verdiğine yöneliktir.
1. Dava konusu olay, olay günü 24.30 sıralarında, mağdure ile evli olan sanığın aralarında çıkan tartışma sonrasında mağdureye yumruk ve tokat atıp, elleriyle boğazını sıkarak darp ettiği sonrasında mağdurenin telefonunu elinden aldığı ve evin kapısını kilitleyip uyumaya gittiği, gece 03.30' da mağdurenin yastığın altına saklanan telefonunu bulup babası ...'ı aradığı ve gece 04: 00 sularında babası ... ve kardeşi ...'ın eve gelmeleri üzerine sanığın kapıyı açtığı ve aralarında çıkan arbede sonrası mağdure ve çocuğunun evden ayrıldıkları ve sanığın bu suretle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 03.11.2015 tarih ve 2015/23036 sayılı doktor raporuna göre ...'ın sol el bilekte, sol kaşta ve boynunda yaygın ekimoz, şişlik, karın boşluğunda ağrı, sol kulakta hiperemi olduğu; aynı kurumun 03.11.2015 tarih ve 2015/23038 sayılı doktor raporuna göre ...'ın; sağ kaşta şişlik, sol meme altı ve sol kol ile sağ dizde ve sol ayak bileğinde ekimoz olup hayati tehlike geçirmedikleri, yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16.11.2015 tarihli 5546 sayılı raporunda inceleme konusu kılıcın 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında yasak niteliğe haiz olduğu tespit edilmiştir.
A. Sanık hakkında mağdure ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden:
Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın savunmaları, bilgi sahiplerinin beyanları, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında mağdure ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden:
Oluşa, dosya kapsamına, sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasına ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanık ile mağdurenin evli olduğu ve olay günü gece saatlerinde aralarında tartışma çıktığı ve tartışma sonrasında birlikte kaldıkları sanığın konutunun kapısını mutad şekilde kilitlediği ve uyudukları, eşi olan mağdurenin telefonla ailesini araması üzerine babası ... ve kardeşi ...'ın eve geldiği ve kapıyı sanığın açtığı, aralarında arbede yaşandığı ve sonrasında mağdurenin çocuğunu alarak ailesi ile birlikte evden ayrıldığı olayda, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında; beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık hakkında mağdur ...'na yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, olay günü mağdur ...'ın inceleme dışı babası ... ile birlikte sanığın evine gittikleri ve sanığın kapıyı açması üzerine aralarında arbede yaşandığı, sanığın elindeki kılıcı mağdura doğru savurduğu ancak kılıcın isabet etmediği, mağdur ...'ın yaralanmadığı ve adli raporunun da bulunmadığı, bu suretle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tamamlanmış suçtan ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.
1. Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli kararında sanık müdafinin temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünde (B,C,D) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326/son maddesi gereğince Tebliğnameye kısmen aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.