Düşme
Dosya içerisindeki 08.04.2016 havale tarihli dilekçesiyle davaya katılmak istediğini bildiren suçtan zarar gören ... vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 238 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranıldığından, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar görenin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabulüne karar verildi.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, aynı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
1. Sanığın ruhsat almaksızın suç yerinde inşaat yaptığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, ruhsata aykırı yapı ortadan kaldırıldığından düşme kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık savunması tespit edilmiştir.
03-04.05.2016 havale tarihli bilirkişi raporu, 26.04.2016 ve 28.03.2016 tarihli ... Yapı Kontrol Müdürlüğü yazıları, yapı tatil zaptı ve ekindeki suça konu yere ait fotoğraf dava dosyasında mevcuttur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
26.04.2016 tarihli ... Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün yazısında suça konu imalatın Belediye Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından yıkıldığının bildirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanabilmesi için kaçak yapının sanık tarafından yıkılması, yapının belediyece yıkılmış olması halinde ise yıkım giderlerinin sanık tarafından karşılanmış olmasının gerekmesi karşısında, yargılamaya konu olayda kaçak yapının kim tarafından yıkıldığı ve belediye tarafından yıktırıldı ise yıkım masraflarının sanık tarafından karşılanıp karşılanmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.