SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
Beraat, düşme, mahkûmiyet
Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Kayden 03.06.1998 doğumlu olup mahkemece ifadesinin alındığı 18.05.2015 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurun sanıktan şikayetçi olmağını beyan etmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2015 tarih ve 2015/754 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Mağdur ...'e yönelik eylem sebebiyle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından, mağdur ...'a yönelik eylem sebebiyle ise çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davalarının açıldığı, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur ...'e yönelik eylem sebebiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayet yokluğu sebebiyle düşmesine,
b. Mağdur ...'a yönelik eylem sebebiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.01.2020 tarihli ve 14-2016/23918 sayılı ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçların işlendiğine dair somut deliller bulunmadığına ve sanık hakkında öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi kanaatin hasıl olması halinde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi
Reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
1 Mahkemece "Sanık ...'nun ... İlçesi ... İlkokulunda Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yaptığı, sanığın ... maçlarına gelmeleri nedeniyle suçun mağduru 03.06.1998 doğumlu ... ve 23.04.2000 doğumlu ... isimli çocukları tanıdığı, ayrıca suçun mağduru çocukların zaman zaman sanığın yanına sahile gittikleri ve birlikte sanığa ait motosikletle de gezdikleri, 15.12.2014 tarihinden yaklaşık üç ay önce sanık ...'in suçun mağduru ...'i gezdirmek için motorsikleti ile ... köyü tarafına ormanlık alana götürdüğü, sohbet esnasında sanığın suçun mağduru çocuğa 'gel seninle bir posta atalım sonra motorsiklet ile gezersin' diyerek cinsel tacizde bulunduğu, bu olaydan iki ay kadar sonra sanığın mağdur çocuklar ... ve ...'a motorsikletle gezmeyi teklif ettiği, mağdur ...'in sanığın sözlü cinsel tacizini ses kaydına alıp polise şikayet etmek amacıyla motorsikletle gezme teklifini kabul ettiği, suçun mağduru çocukların sanığın kullandığı motorsiklet ile ... tarafında doğru gittikleri, motosiklette sanığın arkasına ...'ın, ...'ın arkasına da ...'in oturduğu, ... tarafında gittikleri sırada sanığın ...'a 'sen arkamda oturuyorsun, kesin bana halleniyorsun yani sulanıyorsun, ... de sana sulanıyor' dediği, motosikletten indikleri sırada sanığın mağdur çocuk ...'ın elbiselerinin üzerinden cinsel organını tutarak 'bana sulandın değil mi' dediği, ...'in sanığa “sen bizden ne istiyorsun” diye sorması üzerine sanığın ...'e 'sigara karşılığında gel bir posta atalım' dediği, ...'in kabul etmemesi üzerine ...'e '... ayarla onunla iki posta atalım' dediği, bu sırada ...'ın geldiği, ...'a da 'seninle bir posta atalım mı' dediği, ...'ın da kabul etmediği, ardından motosiklete bindikleri ve sanığın suçun mağduru çocukları Burgaz'a getirdiği, sanığın kollukta verdiği ifadesinde söylediği sözleri şaka amaçlı olarak söylediğini, ancak çocuklara kesinlikle dokunmadığını belirttiği, ancak savcılıkta,sorgu aşamasında ve kovuşturmada verdiği ifadelerinde ise bu defa suçun mağduru çocuklara 'gel posta atalım' demediğini, motosikletle gezerken arkasında oturan ...'ın kendisine dürtmesi nedeni ile motorsikletten indiklerinde şaka yapmak ve aynı zamanda uyarmak amacı ile ...'ın cinsel organına vurduğunu belirttiği,sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları ve mevcut delil durumuna göre savunmanın kendini suçtan kurtarmaya yönelik olup inandırıcı olmadığı, sanığın eylemlerinin mağdur ... tarafından alınan ses kaydı ile sabit olduğu, sanık hakkında her bir mağdura yönelik eylemleri ile ilgili olarak ikişer defa TCK 103 ve 105. maddelerden ayrı ayrı kamu davası açılmış ise de suçun mağduru çocuk ...'in duruşma aşamasında böyle bir temasın olmadığını bildirdiği, hal böyle olunca sanığın suçun mağduru çocuk ...'e temasta bulunduğuna dair şüphe oluştuğu,şüpheden sanığın yararlanmasının gerektiği,sanığın mağdur ...'e yönelik eyleminde mağdura temasta bulunduğuna dair yeterli delil olmadığı, dolayısıyla sanığın mağdur ...'e yönelik eyleminin sadece TCK 105/1 maddesi kapsamında kaldığı,diğer mağdur ...'a yönelik eylemde ise sanığın ...'ın cinsel organına temasta bulunduğu hususunun sabit olduğu, ancak temasının ani nitelikte olması nedeni ile eylemin sarkıntılık seviyesinde kaldığı, sanığın mağdur ...'e yönelik Cinsel İstismar suçunda yukarıda izah edildiği şekilde sanığın mahkumiyetine yeter her tür şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu nedenle sanığın mağdur ...'e yönelik Cinsel İstismar suçundan dolayı CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesinin gerektiği, mağdurların vaki şikayetlerinden vazgeçtikleri, iddianamede belirtilen cinsel taciz eylemlerinin kovuşturulmasının mağdurların şikayetine bağlı olduğu, bu suçlar yönünden suçların resen kovuşturulmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında cinsel taciz suçundan dolayı TCK 105/1 maddesi gereğince açılan kamu davalarının TCK'nın 73/4 ve CMK 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinin gerektiği, değerlendirilip aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçelerle hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 03.06.1998 doğumlu olup mahkemece ifadesinin alındığı 18.05.2015 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurun sanıktan şikayetçi olmağını beyan etmesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine,
B. Sanık Müdafiinin Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tebliğnamede bozma isteyen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilmemiştir.
A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararına yönelik mağdur ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.