Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204'üncü maddesinin birinci fıkrası 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi suç kastı olmadığına ilişkindir.
1. Sanığın hakkında başka bir soruşturmadan dolayı yakalandığında üzerinde mağdurun bilgileri olan kendi fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanını polis ekiplerine ibraz etmek suretiyle hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmiştir.
3. Uzmanlık raporuna göre, mağdura ait nüfus cüzdanının üzerine resim yapıştırarak sahtecilik yapıldığının, yapılan sahteciliğin aldatma niteliği olduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece, suça konu belgenin aldatma niteliği olduğu kabul edilerek tüm dosya kapsamıyla sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında, dosya içerisinde bulunan nüfus cüzdanı üzerinde Heyetçe yapılan gözlemde; belgenin ön yüzünde soğuk damga izinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır” hükmüne uygun şekilde soğuk damga izi bulunmayan, üzerinde yer alan fotoğrafın da fotoğraf hanesi ile uyum sağlamadığı değerlendirilen nüfus cüzdanında bu haliyle aldatıcılık niteliği mevcut olmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/325 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.