SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Beraat

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/281 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca üç kez ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, atılı suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine, katılan mağdurun suça sürüklenen çocuğu teşhis ettiğine ve soruşturmada dinlenilen tanıklarla katılan mağdurun soruşturma beyanlarının tutarlı olduğuna ve sanığın atılı suçları işlemesi sebebiyle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece; ''Her ne kadar Yaşı küçük mağdur ...'ın olay tarihlerinde ... ... İlköğretim Okulu 1. sınıf öğrencisi olduğu, aynı okulda 8. sınıf öğrencisi olan suça sürüklenen çocuk ...'un, 2014 yılı Mart ayı içerisinde mağduru okul tuvaletine kendisi de içeri girerek kilitlediği, içeride mağdurun pantolonunu indirerek poposunu yaladığı ve cinsel organını poposuna sürttüğü, suça sürüklenen çocuğun sonrasında cinsel organını mağdurun anal bölgesine soktuğu, 2014 yılı Mart ayının sonraki günlerinde de suça sürüklenen çocuğun birden fazla defa mağduru zorla okul çatısına çıkarıp yine cinsel organını mağdurun anal bölgesine sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ve sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, mağdurun vücudunun ilgili yerlerinden alınan sürüntü örnekleri ile iç çamaşırında Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi'nce yapılan incelemede suça sürüklenen çocuğa ait DNA profili tespit edilemediği, ayrıca mağdurun muayenesini gerçekleştiren ... Üniversitesi Adli Tıp Uzmanlar Kurulu raporuna göre, cinsel istismara ilişkin tıbbi delillerin bulunmadığının belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasının başlangıcından mahkememiz huzurunda verdiği beyanına kadar üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini istikrarlı bir şekilde beyan etmesi, mahkememiz huzurunda dinlenilen mağdurun beyanında kendisine karşı bu suçu işleyen kişinin huzurda bulunan sanık değil de ... adında bir çocuğun yaptığını belirtmesi, ayrıca mahkememiz huzurunda dinlenilen tanık ...'ın beyanında tuvalette bir çocuğun mağduru döveceğini gördüğünü ancak bu kişinin huzurda bulunan sanık ... olmadığını belirttiği, diğer tanıklar ... ve ...'ın beyanlarında olayı görmediklerini bir bilgilerinin olmadığını belirtmeleri karşısında tüm dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği hususunda cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden'' şeklindeki gerekçelerle hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/281 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararında katılanlar ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.