SUÇLAR: Mala zarar verme, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanık ile şikâyetçi arasında yaşanan tartışma esnasında sanığın ele geçmeyen av tüfeği ile şikâyetçinin evinin önüne gelerek ... ettiği ve ... camlarının kırılmasına sebebiyet verdiği, aynı zamanda camdan isabet eden saçma tanesi ile de şikâyetçi Tünçay'ın yüzünde yaralanmaya sebep olduğu eylemde, sanığın şikâyetçi Tünçay'ın evine av tüfeği ile ... etmesi eyleminin ... fiil olduğu ve bu suretle, ... olan eylem sonucunda şikâyetçilere karşı hem mala zarar verme suçunun, hem de şikâyetçi ...'a karşı kasten yaralama suçunun meydana geldiği ... olup, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında, Ceza Genel Kurulunun, 13.03.2018 tarihli 2016/20-42 Esas - 2018/85 Karar, 16.09.2014 tarihli 2013/9-431 Esas - 2014/377 Karar sayılı kararlarında ifade edildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesinin uygulanması ve meydana gelen suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;

2. Şikâyetçi ... hakkında düzenlenen 06.10.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda "sağ yanakta 0,3 cm çapında saçma olduğu düşünülen lezyon olduğu, ... tehlikesinin olmadığı, kesin raporunun plastik cerrahi uzmanı tarafından verileceği kayıtlı olup: Kesin raporun tarafınızca şahsa sorularak olay tarihinde plastik cerrahi konsültasyon muayenesini yaptırıp yaptırmadığı, yaptırmışsa hangi sağlık kuruluşunda yaptırdığının öğrenilerek buradan olay tarihli plastik cerrahi konsültasyon raporunun temin edilerek tarafımıza gönderilmesi sonrası düzenlenebileceğini bildirir ön rapordur." şeklinde belirleme yapıldığı, yine 12.10.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda "kişiye ait geçici adli raporunda sağ yanakta 0,3 cm çapında saçma olduğu düşünülen bir lezyon bulunduğu kaydedildiğine göre; lezyonun saçma yarası olduğunun kabulü halinde: yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞINI, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞINI" bildiren rapor düzenlendiği, dosya kapsamında plastik cerrahi muayenesi yapılıp yapılmadığına dair bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla; şikâyetçi yönünden bu hususta değerlendirme yaptırılmadan ve şikâyetçinin yaralanmasının "Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI" tespitine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi tartışılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3)Şikâyetçinin sağ yanağında meydana gelen yaralanmanın sanığın ... etmesi sonucu seken saçma tanesi ile meydana geldiğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 06/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.