HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltıldığı cihetle temyiz isteklerinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, kurum zararının giderilmediğine ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz sebebi, suç kastı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

Olay tarihinde Cizre Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/204 Değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden

suça sürüklenen çocuğun idaresinde olduğu tespit edilen kamyonette gerçekleştirilen aramada 1800 karton kaçak sigara ele geçtiği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk savunmalarında, suça konu kaçak sigaraları satmak amacıyla aldığını beyan etmiştir. Bozma sonrası sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini beyan etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3/5-10. madddeleri uyarınca ek savunma hakkı tanındığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;

1.Ele geçirilen kaçak sigaranın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3/1. ve 61. maddeleri uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Suç tarihinde 15-18 yaş gurubu içinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, mahkemece suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Nakil aracının suça sürüklenen çocuğa kiraya verilip verilmediği, taraflar arasında suç tarihi itibarıyla geçerli olan yazılı kira sözleşmesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve malen sorumlunun da dinlenmesi ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlenerek müsaderesi ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile nakil aracının müsaderesi talebinin reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.