İstinaf isteminin esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1114 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

B.İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/23 Esas, 2019/150 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/3174 Esas, 2020/2127 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafii Temyiz Sebepleri,

1.Gerekçesiz karar verildiği,

2.Tespit tutanağı imzacıları tanık olarak dinlenmeden eksik araştırma ile karar verildiği,

3.Somut ve kesin delil bulunmadığı, çelişkili beyanlara göre karar verildiği,

4.Nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ...'in saat 16.00 sıralarında, yanında 12 yaşından küçük çocuk ...'ın katılanın sevk ve idaresindeki taksiye bindikleri, sanığın arka koltuğa, küçük ...'ın ön yolcu koltuğuna oturdukları, katılanın müşteri almadığını söylediği ancak sanık ...'ın küfür ederek "devam et" demesi üzerine katılanın hareket ettiği, yolda sanık ...'ın elindeki sivri uçlu cismi katılanın boğazına dayayarak önce yola devam etmesini ve bir süre sonra da para vermesini istediği, katılanın kolçağı göstererek paranın orada olduğunu söylediği ancak kolçağın içerisinde az miktarda para bulunduğunu gören sanığın ve küçük ...'ın katılandan daha fazla para vermesini istedikleri, katılanın o sırada kenarda bulunan bir taksiyi gördüğü ve sanığa taksi sürücüsünden para alıp verebileceğini söylediği, sanığın ve yanında bulunan küçüğün taksiden inmesine izin vermemeleri üzerine katılanın araç camını açarak diğer taksi sürücüsü tanık A.Y.'ye alçak sesle "polis polis gasp" gibi bir şeyler söyleyerek yola devam ettiği, bir süre sonra diğer taksi sürücüsü A.Y.'nin aracıyla önlerine geçerek katılanın aracını durdurduğu ve yanına gittiği, sanık ...'ın araçtan inip uzaklaşmak istediği, dışarıdan üçüncü kişilerin de müdahalesi üzerine sanığın ve yanındaki küçük ...'ın yakalandıkları anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından düzenlenen, taksinin sinyal vererek sağ tarafa girdiği, aracın arka sağ kapısından sol elinde bir cisim ile indiğinin tespit edildiği 05.01.2019 tarihli CD izlimi tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Tanıklar A.Y. ve İ.A.'nın iddiaları destekleyen beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1.Sanık Müdafiinin Somut Ve Kesin Delil Bulunmadığı, Çelişkili Beyanlara Göre Karar Verildiği, Tespit Tutanağı İmzacıları Tanık Olarak Dinlenmeden Eksik Araştırma İle Gerekçesiz Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebeplerine Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanık savunması, katılan beyanı ve Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafının 2 numaralı bendinde bilgilerine yer verilen tutanak, tanık ifadeleri ve toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup kurulan hükümde aykırılık bulunmamıştır.

2.Nitelikli Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,
5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (A) paragrafının (1) numaralı bendinde izah edildiği, sanık ve yanındaki küçüğün birlikte ve sanığın elinde sivri bir cisim ile katılanı tehdit edip para istemeleri şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Tekerrür Yönünden
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2019/3174 Esas, 2020/2127 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçeli bölümün (3) numaralı paragrafında belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.