Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/114 Esas, 2014/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 14.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
2....10.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli karar ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde 31.08.2015 tarihinde suç işlediğinin ihbarı üzerine Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanığın, şikâyetçi ... ile 15.07.2012 tarihinde aralarında yaptıkları işe karşılık sanık tarafından 30.10.2012 keşide tarihli 12.750,00 TL tutarlı 8010314 numaralı Garanti Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... görünen çek ile 10.10.2012 tarihli 8010315 numaralı yine aynı bankanın aynı şubesine ait 6.000,00 TL tutarlı keşidecisi ... olan iki adet çeki kargo yoluyla şikâyetçiye gönderdiği, çeklerin sahte olduğu iddiası sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında 23.08.2013 tarihli...Kriminal Polis Laboratuvarı rapor içeriğine göre her iki çekinde sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu, çekler üzerindeki ciro yönünden yapılan 04.04.2014 tarihli kriminal inceleme sonucunda da arka yüzdeki imza ve yazıların sanığa aidiyetinin belirlendiği, çekteki keşideciye ait imzanın ise keşideci olarak görünen şikâyetçi ...'e ait olmadığının tespit edildiği, sanığın sahte olarak düzenlenen çekleri şikâyetçilerden ...'e yönelik dolandırıcılık suçunda kullandığı, ayrıca şikâyetçi ... yönünden de adına sahte olarak iletilmiş çeki kullanarak resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık Ersin Genç, tekstil işi ile uğraştığını, bu iş nedeniyle ... ve... ile tanıştığını, ...'i tanımadığını, müşteki ...'e kazak sattığını, karşılığında kendisine 25.000 TL'lik ve 12.000 TL'lik 2 adet çek verildiğini, keşidecisini tanımadığını, ancak keşidecinin müşteki olmadığını bildiğini, çekleri aldığı mal karşılığında kumaşçıya verdiğini, çek bedellerinin müşteki ... tarafından ödenmemesi üzerine kumaşçıya elden ödedi yaptığını, aslında kendisinin dolandırıldığını, müşteki Sezgin'in kendisine 25.000 TL tutarında çek verdiğini, ancak ödeme yapmadığını, müşteki Sezgin'in üzerinde herhangi bir mal olmadığını düşündüğü için senedi icraya vermediğini, müştekilere ne kargo yoluyla ne de elden çek göndermediğini, beyan etmiştir.
3....Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 23.08.2013 tarihli raporunda çeklerin kağıt ve baskı kalitesi üzerlerindeki matbu ibare, şekil ve desenlerin baskı teknikleri ile diğer güvenlik özellikleri yönünden, laboratuvar arşivinde mevcut orjinal çek örneklerine uyum sağlamadıklarının tespit edildiği, söz konusu çeklerin isteğe uygun olacak şekilde tamamen sahte olarak elde olundukları, çeklerin sahteliğinin iyi niyetli kişilerin ilk nazarda dikkatini çekmeyeceği, aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, suça konu çekler üzerinde inceleme ve gözlem yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, çeklerin bankaya ibrazında sahte olduklarının anlaşıldığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kanaatinin açıklandığı saptanmıştır.
5. Bilirkişi raporunda; suça konu çeklerdeki yazıların ve imzaların sanığın eli ürünü olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.01.2015 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 31.08.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz sebebi yerinde olmadığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.