... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasına ilişkin mahkemece bozma sonrası kısmen reddine kısmen kabulüne dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 10.07.2014 gün ve 118/553 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ...... vekili, boşanma dava dilekçesinde evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile davalı adına araç, kooperatif evi ve yazlık dubleks villa alındığını, araç yönünden 18.000,00 TL, kooperatif evi yönünden 15.000,00 TL ve ...'da yazlık villa yönünden 37.500,00 TL olmak üzere toplamda 70.500,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Tasfiyeye ilişkin talep hükümle birlikte tefrik edilerek ayrı esasa kaydolunmuş, 06.04.2010 tarihinde davacı vekilinin "ıslah" başlıklı sunmuş olduğu dilekçe ile araçla ilgili 18.000,00 TL taleplerinin devam etmekte olduğunu, kooperatif evi ile ilgili taleplerinden tümden vazgeçtiklerini ve ...'daki yazlık villa yönünden 19.125,00 TL olmak üzere toplam 37.125,00 TL talep ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, kişisel malı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ...daki yazlık ev yönünden 20.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin karar verilmiş olup, davalı vekilince yapılan temyiz üzerine yapılan inceleme ile Dairenin 21.11.2011 gün 2011/1078 esas ve 2011/6068 karar sayılı bozma ilamında davacı lehine tespit edilen katkı oranının dosya kapsamına uygun olmadığı yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 7.019,15 TL alacağa ve fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı taraf ...'da 139 ada 88 parsel c-7 nolu dubleks yazlık villa yönünden 37.500,00 TL olmak üzere diğer iki kalem ile birlikte toplamda 70.500,00 TL üzerinden alacak isteğinde bulunmuştur. Davacı tarafın 06.04.2010 tarihinde sunmuş oldukları dilekçe içeriği itibariyle ıslah dilekçesi olmayıp talep miktarından kısmen feragat niteliğindedir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.019,15 TL'ye hükmedilmiş 63.480,85 TL ise reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen miktar yönünden davalı lehine 7.282,89 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.452,00 TL hükmedilmesi; ayrıca 3.367,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 333,33 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken 1.245,00 TL yargılama giderinin tarafa yükletilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Temyiz olunan hükmün (2.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (4) nolu bendi ikinci satırdaki "1.245,00 TL yargılama giderinin" ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, ibarenin yerine ''333,33 TL yargılama giderinin'' rakam ve kelimelerinin yazılmasına, hükmün (7) nolu bendi birinci satırdaki "1.452,00 TL vekalet ücretinin" ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, ibarenin yerine " 7.282,89 TL vekalet ücretinin"rakam ve kelimelerinin yazılmasına, (HUMK'nun 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, 120,00 TL peşin harcın davalıya iadesine, 21.06.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.