Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Mahallesinde bulunan dava dilekçesine ekli krokilerde (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen sırasıyla 34.488,31 m2,30.711,69 m2 ve 11.955,50 m2 miktarlı 3 parça taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini, miras yoluyla intikal eden ve yaklaşık 40 yıldır davacının zilyetliğinde olan taşınmazların tarla ve fıstık bahçesi olarak kullanıldığını ileri sürerek davacı adına tescilini istemiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişi raporunda (A2), (B2) ve (C2) harfi ile belirtilen taşınmazların mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporu, ziraat bilirkişi kurul ve jeoleji bilirkişi raporlarına göre 1985,1992 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğraflarında davacı tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi ve fıstık bahçesi haline getirildiği ve davasız, nizasız fasılasız kullanıldığı, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu, (A1), (B1), (C1) ve (C3) ile belirtilen taşınmazlar yönünden kanunun aradığı şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A2), (B2) ve (C2) harfi ile gösterilen sırasıyla11.643,64 m2,33.803,30 m2 ve 19.490,73 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline, (A1), (B1), (C1) ve (C3) ile belirtilen taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, engebeli, eğimli ve taşlık yapıda olan yerlerden olup kazanılmaya elverişli yerlerden olmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, davacının en az 20 yıl süreyle kesintisiz zilyet olup olmadığı ve taşınmazları imar-ihya edip etmediği hususlarının yeterince incelenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 17 nci; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanununun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.