Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda mağdurlar ..., ... ve ...'nın tüm aşamalardaki, mağdur ...'ın ise soruşturma aşamasındaki birbirleriyle tutarlı anlatımlarına göre sanıktan kazanç karşılığında ödünç para almaları, tanıklar ..., ... ve ...'in beyanları, 20/07/2012 tarihli kolluk araştırma tutanağı içeriği, sanık ile mağdurlar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen ödünç verilen borç miktarının fazla olması, ödünç verilen para karşılığında katılanlardan senet alınması hususları birlikte değerlendirildiğinde yüklenen zincirleme biçimde tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5. Ceza Dairesi - E. 2014/6627 - K. 2016/6474
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 5. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2014/6627 |
| Karar No | 2016/6474 |
| Karar Tarihi | 20.06.2016 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"
HÜKÜM
Beraat