İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2017 tarihli ve 2015/802 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-h, 143/1, 168/1,31/3 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2017/630 Esas, 2019/641 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğa atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 148/1,53 üncü maddeleri kapsamında kalma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, karara yönelik itiraz üzerine Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi üzerine çıkan zımni nitelikteki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 01.10.2019 tarih, 2019/4013 Esas, 2019/3237 Karar sayılı kararı ile Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi nedeni ile Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.

3.Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/812 Esas, 2020/477 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 168/1,31/3 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/2836 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 20 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun' un 283 üncü maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı bulunduğundan sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,

2.Yağma suçunu işlediğine dair kesin, net inandırıcı, her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3.Suça sürüklenen çocuğun lehine olan kanun maddelerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde saat 21.17 sıralarında mağdurun bulunduğu internet kafeye giren suça sürüklenen çocuk ...'in, mağdurun cep telefonunun olduğu bilgisayar masasının üzerine elini atıp hemen çekmesi sonucu telefonu alıp, internet kafeden ayrıldığı ve ilk derece mahkemesince eylemin nitelikli hırsızlık olarak maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.05.02.2015 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma ve CD inceleme ve araştırma tutanaklarının dosya arasında mevcut olduğu ve suça sürüklenen çocuk tarafından suça konu cep telefonunun polislere teslim edildiği anlaşılmıştır.

3. 20.02.2017 günü suça konu cep telefonunun mağdura polislerce teslim edildiği anlaşılmıştır.

4.Mağdurun kullandığı cep telefonu hatttına ilişkin İletişim tespiti (HTS) raporları dosya arasında mevcuttur.

5. 01.11.2021 tarihli olaya ilişkin görüntülerin çözümlenmesine dair alınan bilirkişi raporu dosya arasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde geceden sayılan zaman dilimi içerisinde internet kafeye girerek mağdura ait cep telefonunu mağdurun masasından ve rızası olmadan alarak dışarı çıktığı, hemen akabinde mağdurun da suça sürüklenen çocuğun peşinden çıktığı, işyeri dışında kısa bir süre birşeyler konuştukları ve birlikte yürüyerek oradan ayrıldıkları anlaşılmış, mağdurun aşamalarda içerik olarak değişmeyen iddialarına göre mağdurun internet kafe dışında suça sürüklenen çocuktan cep telefonunu vermesini istemesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun çektiği bıçakla mağduru tehdit ederek cep telefonunu iade etmediği, eyleminin bu şekilde nitelikli yağma suçuna dönüştüğü sonuç ve kanaatine varıldiği anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun çelişkili savunmaları, olayın ertesi günü cep telefonunun suça sürüklenen çocuk tarafından polislere teslim edilmesi, mağdurun sıcağı sıcağına alınan beyanları ve bunu doğrulayan olay yeri görüntüleri ile olaya ilişkin diğer tutanaklar bilgi ve belgelerden, suça sürüklenen çocuğun eylemini silahtan sayılan bıçakla gece vakti yağma suçunu işlediği sabit olduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/2836 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.