Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada, asıl davada davacıların desteği ...'ın kaza yapan minibüsteki yolculara yardım ettiği sırada bir başka aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, davalıların her iki aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile toplam 200.000,00 TL’ye yükseltmiş, bozma ilamından sonra açılan birleştirilen dosyada ise kazaya karışan araçlardan bir diğerinin de davalı ... şirketine trafik sigortalı olduğunu belirterek 200.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 11.04.2013 tarihli ve 2012/31 Esas, 2013/134 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş; karar davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiş,, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.12.2014 tarih ve 2013/12257 esas, 2014/19183 karar sayılı ilamıyla davalı ......'nin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosya kapsamında bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, davaya konu kaza nedeniyle açılan ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, davalı ... Sigorta AŞ'nin kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu ve desteğin bu araçta yolcu olmadığından davalı ... Sigorta AŞ'nin meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, faiz başlangıcı yönünden hatalı karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 03.12.2015 tarihli ve 2015/95 Esas, 2015/389 Karar sayılı karar ile davalılar ... Sigorta ........ ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 118.675,62 TL, davacı ... için 23.058,15 TL, davacı ... için 33.171,05 TL, davacı ... için 16.844,54 TL, davacı ... için 5.026,96 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 3.119,07 TL defin masrafı olmak üzere toplam 199.895,39 TL'nin sigorta poliçeleri limitleri dahilinde davalı ....... için asıl dava, davalı ... için ise birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ....... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, hüküm; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.10.2016 tarih ve 2016/5731 esas, 2016/9464 karar sayılı ilamıyla asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece 31.12.2019 tarihli ve 2017/4 Esas, 2019/258 Karar sayılı karar ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 118.675,62 TL, ... için 23.058,15 TL, ... için 33.171,05 TL, ... için 16.844,54 TL, ... için 3.753,00 TL olmak üzere toplam 195.502,36 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.350,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı ... ........'den tahsiline karar verilmiş; karar, davalı ... ........ vekili tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarih ve 2020/2174 esas, 2021/1567 karar sayılı ilamıyla; davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemece, bozma ilamlarından sonra, tazminata

ilişkin yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmiştir. Anılan karar ve hesaplama yöntemi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Zira mahkemenin ilk hükmü davacılar vekilince temyiz edilmemiş, hüküm, davalıların temyizi üzerine davalılar yararına bozularak davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle bozma ilamından sonra kazanılmış haklar ihlal edilecek şekilde güncel veriler kullanılarak yeniden tazminat raporu alınması doğru değildir. Kaldı ki, bozma ilamlarının niteliği ve içeriği gözetildiğinde yani bozma ilamlarının sadece kusur oranlarının kesin ve net şekilde belirlenmesi ve asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği yönlerinden bozulduğu gözetildiğinde de; mahkemece yeniden tazminat hesabı yaptırılmasını gerektirir bir husus da yoktur. Bu nedenle mahkemece, bozma ilamlarından sonra yeniden tazminat raporu alınarak alınan raporda da, güncel asgari ücretler uygulanarak ve işlemiş dönem sonu olarak yeni bilirkişi raporu tarihi esas alınarak, hüküm lehine bozulan davalılar aleyhine olacak şekilde daha yüksek tazminat belirlenerek davacıların zararlarının daha fazla olduğu gerekçesi ile ilk hükümdeki miktarlara karar verilmesi doğru görülmemiştir. Aksi halde davalı yararına hükmün bozulmasından sonra güncel veriler ile yeniden hesaplama yapılması temyiz itirazı kabul edilen davalının yararına değil aleyhine olacaktır. Buna göre mahkemece, davacıların temyiz etmediği ilk hükümde esas alınan tazminat miktarlarından sadece desteğin kusuru oranında indirim yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 89.006,71 TL, ... için 17.293,61 TL, ... için 24.878,29 TL, ... için 12.633,41 TL, ... için 3.848,68 TL olmak üzere toplam 147.660,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .......'den tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1.350,00 TL cenaze ve defin giderinin dava tarihi olan 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .......'den tahsili ile davacı ..., ... ve ...'... ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

.... Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili, desteğin ölümü ile sigortalı aracın işletilmesinden kaynaklı illiyet bağı bulunmadığını, çok araçlı kazalarda kusur durumundan ziyade zararın oluşumuna yol açan kazanın münferit olarak incelenmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan desteğin kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının aktüer raporun düzenlenme tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili; hesaplamanın ve karara esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, davalı yan için vekalet ücretine hükmedilmesi, davacılar yönünden ise vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle kararın bozulmasını etmiştir.

davalılara sigortalı araç sürücülerinin kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacıların desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 45 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yemden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada, meydana gelen kazada desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, Mahkemece 31.12.2019 tarih, 2017/4 esas- 2019/258 karar sayılı hükmü ile asıl davada davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm; taraflardan sadece davalı ... vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 gün, 2020/2174 esas-2021/1567 karar sayılı bozma ilamı ile hükmü temyiz eden davalı ... yararına bozulmuş, hüküm asıl davanın davacıları ve davalıları vekilince temyiz edilmeyerek hükmün asıl davaya ilişkin kısmı esas ve ferileri yönünden kesinleşmiştir. Buna göre mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kesinleşen asıl dava yönünden yeniden hüküm tesis edilerek daha yüksek vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

1.Yukarıda (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Yukarıda (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün 9 numaralı bendinde yer alan "9-Asıl dava yönünden davanın tamamı reddedildiğinden davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 22.450,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine" ibaresinin çıkarılarak yerine "9-Davalı ...... ve ... Sigorta ....... kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir edilen 17.950,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...... ve ... Sigorta .......'ye verilmesine( (hükmün hu bölümü Mahkemenin 31.12.2019 tarih, 2017/4 esas- 2019/258 karar sayılı hükmü ile verilen ve taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen hüküm fıkrası olup kararın bir bütün olması gerekliliği ve infazda tereddüt oluşmaması için tekraren yazılmıştır.)" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Şirketine yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.