Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından tümü yönünden; davalı-davacı koca tarafından ise iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Toplanan delillerden tarafların Antalya'da yaşanan olaylardan sonra davacı-davalı kocanın daveti üzerine Diyarbakır'da tekrar barışıp birleşerek evliliği bir süre devam ettirdikleri, hatta davalı -davacı kocanın eşine hediyeler aldığı bu şekilde tarafların birbirlerinin kusurlarını hoşgörü ile karşıladıkları, Diyarbakır'da taraflardan kaynaklanan boşanmayı gerektirici bir davranışın varlığının da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı kocanın da boşanma davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı-davacı kocanın iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.11.2012 (Per.)