Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, üzerinde ruhsatlı binanın yeraldığı kayden davacıya ait 204 parsel sayılı taşınmazın ... Belediyesince imar düzenlemesine tabi tutulduğunu ve bunun sonucunda oluşan 10577 ada 9 nolu imar parselinin 185/839 payının davalı adına, bakiye payın ise davacı adına tescil edildiğini, imar işleminin iptali için idari yargıda dava açtıklarını, yargılama sırasında dava dışı kişilerin açtıkları dava neticesinde dayanak idari işlemin iptal edilmiş olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, imar parselinin tapusunun iptali ile kadastral parselin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeye konu imar parselinin dayanağı idari işlemin idari yargıda iptal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, çekişmeli imar parselinin dayanağını teşkil eden idari işlemin iptal edildiği ve sicil kaydının TMK'nın 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğünden kadastral parselin mülkiyet durumuna dönülmesine karar verilmiş olması doğru olduğu gibi, imar işlerini gerçekleştiren dava dışı belediye olup, Hazineyle bir ilgisinin bulunmadığı ve sonradan iptal gerekli kamusal bir tasarrufa istinaden davanın açıldığı gözetildiğinde, davalı Hazineye bir kusur izafi edilemeyeceği, bu sebeple de yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasında da bir isabetsizlik bulunmadığına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.