Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, 11.09.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2705 Sayılı kanun gereği oluşturulan devir kurulunun 19.10.1984 tarihli kararı gereği kamulaştırma ile edinilen kayden davacı ...'ye ait çekişme konusu taşınmazların 1 TL bedelle Türkiye Elektrik Kurumu'na devredildiğini, daha sonra sözkonusu kurumun özelleştirilmesine karar verilerek 12.08.1993 tarih, 93/4789 sayılı kararname ile...VE ... olarak iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırıldığını, taşınmazların da tapuda ... adına kaydedildiğini, ...'ın 02.04.2004 tarih, 2004/22 sayıl... Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve proğramına alındığını, çekişme konusu taşınmazların da aynı kurul gereğince 3. kişilere satışının planlandığını, 2705 sayılı kanun ile devir kurulu kararının amacı ve uygulanma durumu ortadan kalkmış olduğunu ve geçen zaman içinde yasal değişiklikler sebebi ile hukuki varlığını yitirdiğini, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, tapuların iptali ile Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazlar üzerinde halen işletmeye ait trafo merkezinin bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddialarının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine ek kararla; süresinde yapılmayan temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzere, mahkemece süresinde yapılmaması sebebi ile temyiz isteğinin HUMK'un 432. maddesi hükmü gereğince reddine dair ek karar verildiği ve bu şekilde dosyanın daireye intikal ettirildiği görülmektedir.
Ne var ki; dosya arasında yeralan vekaletname içerikleri ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen evraklardan, davalı adına karar tebliğ edilen Avukat ...'nün davalı kuruluşu temsil etme ve takip etme yetkisinin bulunmadığı görülmekte olup, bu durumda; anılan avukata yapılan tebliğ tarihi esas alınarak davalı tarafın temyiz başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair kurulan ek karar yerinde değildir.
O halde, mahkemenin 04.02.2010 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verilip işin esasına geçildi.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 873.85.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.