Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 319 ada 408 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduklarını, davalının da taşınmaza komşu taşınmazın maliki olduğunu, davalının kendi taşınmazı üzerine yaptırmış olduğu evinin kendilerine ait taşınmaza müdahalede bulunularak inşa edildiğini ileri sürerek kendilerine ait 319 ada 408 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin meni ile tecavüzlü bölümün yıkımına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunumuş; savunma yolu ile,iyi niyetli olduğunu,TMK.nun 725. maddesindeki şartların oluştuğundan bahisle uygun bir bedel karşılığında davacının parseline taşan kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin devredilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait yapının davacılara ait olan taşınmaza tecavüz ettiği, davalı tarafça taşan kısma ilişkin olarak temliken tescil talebinde bulunulduğu, davacı tarafça taşınmazın bedelinin kendilerine ödenmesi kaydıyla tecavüzlü bölümü davalıya bırakmayı kabul ettikleri ve davalının iyi niyetli olmadığı hususunda bir iddialarının bulunmadığı, taşınmazın tecavüzlü bölümünün ifrazının imar mevzuatına uygun olduğu gerekçesiyle davacıların meni müdahale ve kal hususundaki davalarının reddine, davalının temliken tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece;davacıların el atmanın önlenmesi ve yıkım davaların reddine;davalının temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;davacıların kayden maliki oldukları 319 ada 408 parsel sayılı taşınmazlarına,komşu parsel maliki davalının kendi parseline yapmış olduğu evin kendi taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı;davalının ise davanın reddini savunmuş,savunma yolu ile;iyiniyetli olduğunu belirterek TMK.725.maddesindeki şartların oluştuğundan bahisle temliken tescil talebinde bulunmuştur.

Gerçekten de;davacılar adına kayıtlı 408 parselin öncesinin 173 sayılı kadastral parsel olduğu ve ifrazlar sonucu 4 adet parsele ayrıldığı ve bunlardan 408 parselin davacılar adına kayıtlandığı,davacılardan...'ın ise taşınmazı 2007 tarihinde satın aldığı ;davalıya ait 335 parselinde öncesinin 172 sayılı parsel olup ifraz sonucu oluşan 3 adet parselden biri olan 335 parselin de oluştuğu ve davalının bu taşınmazı 1996 tarihinde edindiği görülmektedir.Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarında ve gelen kayıtlarda davalının kendi taşınmazı üzerindeki yapıları ifrazdan önce yaptığı anlaşılmaktadır.Bu durumda davalı tarafın TMK 725. maddesi anlamında yapılanmada iyiniyetli olduğu sonucuna varılmaktadır.Öte yandan yıkımın aşırı zarar doğuracağı ve ifrazın da imar mevzuatına göre mümkün bulunduğu gerek bilirkişi raporları ve gerekse karşılık yazıları ile sabittir.
Mahkemenin,davacıların davalı tarafın iyiniyetli olmadığı hususunda bir açıklamalarının olmadığı ve davacılardan...'ın kabul beyanının sanki tüm paydaşlara aitmiş gibi değerlendirilerek temlik kararı verilmesi doğru değil ise de;yukarıda değinildiği üzere dosya içeriği ve toplanan delillerden;davacıların davasının reddine,davalının temliken tescil isteğinin ise TMK.'nun 725. maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi doğrudur.
Öte yandan bilimsel verilere uygun biçimde hesaplanan bedelin hüküm altına alınması da doğrudur.Açıklanan bu nedenlerden ötürü,tarafların temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.129,66 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.