Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında; mahkemece "davanın reddine" dair verilen son karar; davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kardeşi ’a, onun da davalı ...’a, onun da davalı ...’ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ve vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemenin 20.03.2012 tarihli ve 2008/421 E- 2012/130 K. sayılı kararı ile, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve kardeşe satış yapıldığı gerekçesiyle davalı ... açısından davanın kabulüne ancak taşınmazın elden çıkarıldığı ve sonraki kişilerin iyiniyetli oldukları gerekçesiyle bu davalının bedel ile sorumlu tutulmasına davalılar Abdurrahman Yorgun ve ... açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 09.06.2014 tarihli, 2014/4544 E- 2014/9210 K sayılı ilamı ile; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, taşınmazı 3. kişiden satın alan Abdurrahman’ın borçlu ya da kardeşi ile arasında kirvelikten dolayı tanıdıklık olup olmadığı üzerinde durulmadığı gibi son malike satış yapıldıktan sonra dahi taşınmazda uzun süredir borçlunun oturmaya devam ettiği hususu nazara alınmamış ve son malikin taşınmazı alabilecek ekonomik güce de sahip olmadığı yönündeki tanık beyanları ile birlikte değerlendirme yapılarak tasarrufların iptale tabi olup olmadığı üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olup eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesi ile de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Davalı ... Kararın Düzeltilmesini talep etmiş, karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Mahkemenin 25.04.2017 tarih, 2015/535 E, 2017/366 K sayılı kararı ile yargılama neticesinde; bozma öncesinde verilen kararda; davalı ... aleyhine verilen kararın temyiz edilmemesi sebebi ile, davalı ... aleyhine verilen kararın da Yargıtay denetimi sonucunda kesinleştiği, bu sebeple davalı ... ve ... yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,
Bozma gereğince yapılan inceleme neticesinde; ... ile ... ' ün kardeş oldukları, ile aralarında kirvelikten dolayı herhangi bir arkadaşlıklarının bulunmadığı, dava konusu 2976 parsel sayılı taşınmazın son malikinin ... olduğu, taşınmazda tadilat işlemleri yaptığı ve yaz aylarında oturmak amacıyla içindeki evi kullandığı, ...' nın taşınmazı satın alabilecek ekonomik güce sahip bulunduğu, davacı tarafın gösterdiği, yazılı belgelere aykırı nitelikte bulunan aksi yöndeki tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davalılar ... ve ' un kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı anlaşılmakla bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kirvelik müessesinin ne olduğunun araştırılmadığı, davalıların emniyete araştırmasında kendi verdikleri beyanların esas tutulduğu, dava konusu gayrımenkulün davalı ... ve ... ya devredildikten sonraki bir tarih olan 17.09.2008 tarihindeki haciz mahallinde davalı ... ve ...'ün oturmaya devam ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların kötü niyetli olduklarını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan ederek kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali isteğinden kaynaklanmaktadır.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 inci vd maddeleri
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 ve devamı maddeleri.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Mahkemece verilen kararda; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2014 gün 2014/4544 E, 2014/9210 K sayılı ilamına uyularak yargılama yaptığını beyan etmişse de davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği, tasarruf tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra dava konusu gayrımenkulün bulunduğu adreste yapılan 11.09.2018 tarihli haciz tutanağında davalı ...'ün haciz mahallinde hazır bulunduğu, haciz mahallinde davalı borçluya ve ... e ait evrakların, resimlerin tespit edildiğinin tutanak altına alındığı görülmektedir. Davalı borçlu ile beraber davalı ... ün uzun süredir iş bu adreste oturmaya devam ettiğinin anlaşılmış olmasına göre, davalı borçlu ve ...'ün iş bu gayrımenkulde neye ilişkin oturduğunun açıklattırılması, kira ilişkisi var ise, kira bedellerinin ödendiği dekontların dosya arasına alınması ve sonucuna göre, davalı ... Yorgun ve davalı ...'nın kötü niyetli olup olmadıklarına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
(3) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalı ...'ya iadesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.