SUÇLAR: Parada sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanıklar ... ve Kamil'in temyiz isteği;
Atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.
B. Sanık ...'ın temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
3. Verilen cezanın ertelenmediğine, paraya çevrilmediğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para muhafaza ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. 20.01.2016 tarihli tutanak ile kolluk görevlilerince durumlarından şüphe edilmesi üzerine bir süre takibe alınan Gülhasan ve bu şahsın buluştuğu Kamil ve taksi şoförü ...'ün eş zamanlı olarak durdurulup yapılan üst aramalarında, sanık ...'ın üzerinden 8 adet 50,00 TL, sanık ...'in üzerinden 1 adet 200,00 TL, 2 adet 100,00 TL, 5 adet 20,00 TL ve 1 adet 100'lük Amerikan doları, sanık ...'ün üzerinden 10 adet 50,00 TL, 25 adet 20,00 TL ve şahsın kullandığı taksinin sağ arka ayak konulan yerde gözle görülür biçimde 19 adet 50,00 TL ve 10 adet 100,00 TL'lik sahte banknot ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. T.C. ... Bankası İstanbul Şubesinin 19.04.2016 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 1 adet HA 66422355A seri numaralı 100 USD, 1 adet B052 825 756 seri numaralı 200,00 TL, 12 adet farklı seri numaralı 100,00 TL, 37 adet farklı seri numaralı 50,00 TL, 30 adet farklı seri numaralı 20,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
A. Sanık ...'ın lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanığa tayin olunan cezanın miktarı ve güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Diğer yönlerden;
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "20.01.2016" yerine "21.01.2016" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2. Kolluk tutanakları, sanık savunmaları, ... Bankası raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fazlaca miktarda sahte paraları muhafaza ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararında sanıklar tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.