SUÇLAR: Parada sahtecilik, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıkların duruşma taleplerinin, hükmolunan cezaların miktarı itibariyle kabulünde kanuni olanak bulunmadığından, duruşma taleplerinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında parada sahtecilik ve 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından ayrıca sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli kararıyla, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ...'in ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Sanık ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı olmadığına, hukuka uygun delil elde edilmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.

2. Sanık ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastı olmadığına, hukuka uygun delil elde edilmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.

3. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; ele geçirilen sahte paraların üzerinde geçersiz ibaresi bulunduğuna, iğfal kabiliyeti olmadığına bu nedenle sanıkların parada sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanık ...'in kullandığı ve sanık ...'in yolcu olarak bulunduğu araç yol kontrol uygulamasında durdurulmak istendiğinde, sanık ...'in dur ihtarına uymayarak kaçtığı yapılan anons üzerine sanıkların ilçe merkezinde yakalandıkları, sanıklardan ...'in 0,94 promil alkollü olduğu, sanıkların bulundukları aracın bagajının yarı açık vaziyette ve çok sayıda eşya ile dolu olduğunun görülmesi üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile arama yapıldığı ve yapılan aramada sahte olarak üretilmiş 1 adet 100 ABD Dolarının, 49 adet 100 TL'nin, 84 adet 100 Euro'nun, 97 adet 200 Euro'nun yanı sıra 127 adet kaçak cep telefonunun, 12 adet elektronik sigaranın, 14 adet puro tütününün, 5 adet puronun, 3 adet işitme cihazının ele geçirildiği böylece üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.

A. Sanıklar Hakkında Parada Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;

1. Dosya kapsamında 21.01.2015 tarihli tutanak, araç arama tutanağı ve T.C. ... Bankasından alınan 24.03.2015 tarihli rapor mevcuttur. T.C. ... Bankasından alınan rapora göre; ele geçirilen sahte paraların ön ve arka yüzlerindeki küçük punto ile dikkat çekmeyecek şekilde "geçersiz" ibaresine dikkat edilmediği takdirde iğfal kabiliyetlerinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içerinde yer alması durumunda ön tarama kontrol yapıldığında sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olduğu, ön tarama kontrol yapılmadığında ise ilk bakışta sahte olduğunun herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı hususlarına yer verildiği görülmüştür.

2. Sanıkların alınan savunmalarında, suça konu paraları düğünlerde kullanılması amacıyla satmak için aldıklarını beyan etmeleri karşısında, T.C. ... Bankasından alınan 24.03.2015 tarihli inceleme ve değerlendirme raporu ile dosyada mevcut örnek paralar incelendiğinde, suça konu paraların aldatma, iğfal kabiliyetlerinin olmadığı anlaşılmakla, yasal unsurları oluşmayan parada sahtecilik suçundan sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanıklar Hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Suç tarihinin 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

1. Sanıklar Hakkında Parada Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve kararına yönelik sanıkların ve Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

2. Sanıklar Hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

3. Sanık ... Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.