Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Divriği Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu halde mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işleyip işlemediği iddiasına ilişkindir.
2. 02.01.2016 tarihli muhafaza altına alma tutanağı ile ... Köyünde kaçak avlanma ihbarı üzerine kırsalda yapılan araştırmada sanığın yanında bir adet kaleşnikof marka tüfek ve 10 adet fişek ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. a) Divriği İlçe Jandarma Komutanlığının fezlekesine ekli E.T., A.Y., E.Y. ve E.T. isimli şahısların beyanlara göre, sanığın yanında bulunan çanta içerisinde dağ keçisine ait bir adet ciğer ve bağırsak gördüklerini, sanığın domuz vurduğunu kendilerine söylediğini, bunun üzerine jandarmaya ihbarda bulunduklarını beyan ettikleri,
b) Sanığın abisi ve silahın sahibi olan ...'ın beyanında, olay günü kardeşi olan sanık ile birlikte dışarı çıkacaklarını, bu nedenle kaleşnikof silahını ve on adet mermiyi montun içine sararak kardeşinin aracının arka kısmına koyduğunu, hayvanlara bakması için kardeşinin evde kalmasını isteyince araçtan indiğini, kardeşinin araçta silah olduğundan haberinin olmadığını beyan ettiği,
c) Sanığın savunmasında, olay günü abisi ve arkadaşı ile birlikte dışarı çıkacakken hayvanlara bakması için abisine kalması gerektiğini söyleyince araçtan indiğini, abisinin silahının araçta kaldığını bilmediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
4. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.01.2016 tarihli raporu ile ... numaralı, 7.62 x 39 mm çap ve tipinde fişek atan, Doğu Almanya yapısı, Kalashnikov marka, yarı ve tam otomatik ateşleme sistemine sahip tüfeğin ve 7.62 x 39 mm çap ve tipinde 10 adet fişeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz silah ve fişeklerinden oldukları, ayrıca söz konusu tüfeğin aynı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında vahim silahlardan olduğu belirlenmiştir.
1. 02.01.2016 tarihli muhafaza altına alma tutanağı, kriminal rapor, silaha ve fişeklere ait teslim belgesi, tanık beyanları ve sanık savunması ile dava dosyası kapsamındaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, gönüllü köy korucusu olan ağabeyine ait olan ve 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silahı sanığın aracında bilerek bulundurduğuna, taşıdığına veya bu silahı kullandığına dair mahkumiyetine yeter derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Divriği Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.