Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3.kişi vekili, ... 8. İcra Müdürlüğünün 2012/10295 sayılı dosyası ile ... Görüntüleme Ltd. Şti'ne karşı icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği ve 29.01.2013 tarihinde borçlu şirketin değil de ... ... Özel A.Ş'nin adresinde menkul haczi yapıldığı ve haciz esnasında işyerinde bulunan ultrason makinesinin borçlu şirkete ait olup olmadığı şirket yetkilisine sorulduğu ve yetkili ... tarafından ise malın borçlu şirkete ait olduğu ancak faturasının o an bulunmadığının belirtildiğinden cihaz üzerine haciz konulduğu, haciz konulan cihazın ... ... Sağlık A.Ş 'ye ait hastane binasında bulunduğu ve binada bulunan diğer menkul mallar gibi bu cihazın da şirkete ait olduğu, bugüne kadar da söz konusu cihazla ilgili iflas dosyasına herhangi bir istihkak iddiasında bulunulmadığı, aynı alacaklı vekilinin 23.01.2014 tarihinde de iflas masasına alacak kaydı yaptırdığı, cihazın müflis şirkete ait olup hacizden 12.06.2014 tarihinde haberdar oldukları iddiaları ile satışın durdurulmasına ve CP770DW Nemio 30 model Ultrason Makinesi üzerindeki haczin kaldırılarak davacı ... ... A.Ş'nin menkul malı olduğunun tespitine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili beyanında, öncelikle davanın yasal süresinde açılmadığını, haczedilen ultrason cihazının davacı şirkete ait olmayıp icra takip dosyası borçlusu ... Görüntüleme ... Ltd. Şti'ne ait olduğunu, tüm resmi kayıtlar ve yapılan denetimlerde haczedilen makinenin borçlu şirket nezdinde göründüğünü, ayrıca, söz konusu malın borçlu şirketin adresinde haczedildiği gibi borçlu şirket yetkilisinin de haciz esnasında bu malın borçlu şirkete ait olduğunu kabul ettiğini, ancak malın satışı esnasında malın borçlu şirket adresinde mevcut olmadığı, borçlu şirket yetkililerince de malın borçlu şirketin hemen yan tarafında bulunan müflis şirkete ait hastane binasına götürüldüğü ancak iflas idaresince hastane kapatıldığı için de malı dışarı çıkarmanın mümkün olmadığının beyan edildiği, davalının ise icra takip dosyası borçlusu şirkette radyoloji uzmanı hekim olarak çalıştığı, çalıştığı bu dönemlerden toplam olarak 232.138,13.TL ücret alacağının bulunduğunu, davacı tarafça malın kendilerine ait olduğunu ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
./
Mahkemece, ön inceleme tensip tutanağı kapsamında hacizde 3.şahıs lehine istihkak iddiasında bulunmamış ve ayrıca kendisine 3.şahsın istihkak iddiası tebliğ edilmemiş olan takip borçlusu ... Görüntüleme Özel Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davaya dahil edilmesi aksi halde mevcut taraf ve delil durumuna göre işlem yapılacağı hususunda davacıya yapılan ihtar ve verilen kesin süreye rağmen taraf teşkili yapılmadığından davanın görülebilirlik şartları mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 96.maddesine dayalı olarak 3.kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece 23.06.2014 tarihli ön inceleme-tensip tutanağında davacı 3.kişi tarafa takip borçlusunu davaya dahil etmesi için HMK 119. maddesi uyarınca tensibin tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut taraf ve delil durumuna göre yargılamanın sürdürüleceğine dair ara karar davacıya tebliğ edilmesine rağmen takip borçlusu davaya dahil edilmemiştir.
Hak kaybına neden olacak sürelerin açık ve anlaşılır olması gerektiği gibi bu süreye uyulmamasının sonuçları da mahkeme hakimi tarafından gösterilerek, verilen görevin yerine getirilmesi için makul ve yeterli süre tanınması gerekmektedir. Verilen kesin süreye uyulmaması durumunda karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşacağından mahkemece usulü kazanılmış hak ile bağlı kalarak aynı doğrultuda karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece davacı tarafa verilen kesin süreye uyulmaması durumunda ''mevcut taraf ve delil durumuna göre yargılamanın sürdürüleceği ''ihtaratı yapıldığı halde süreye uymayan davacı taraf aleyhine ihtarata aykırı olarak yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı 3.kişinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 725,80 TL peşin harcın temyiz edene iadesine 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.