TCK 158/1-g, 62,52,53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, internet ortamı üzerinden araç satış ilanı verdiği, müştekinin ilan vasıtasıyla sanığa ulaştığı, araç alım satımı konusunda anlaştıkları, sanığın müştekiden satış için kaparo talep ettiği, müştekinin sanığın bildirdiği miktar ve ödeme aracı ile para gönderdiği, sanığın parayı aldığı, daha sonra müştekinin kendisine ulaşamadığı, bu suretle menfaat temin ettiği iddia edilen somut olayda;
Sanık savunması, müşteki beyanı, ilan belgeleri, ödeme dekontu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı eylemi işlediğini sabit gören mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, yüklenen eylemin, Yargıtay CGK'nın 16/04/2013 tarih ve 2012/15-1407; 2013/140 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.