Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağının miktarı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda Mahkemece; davacının kıdem süresine göre yıllık ücretli izin alacağı olduğu ve kullandırıldığının ispatlanamadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dosya içerisinde bulunan davacının imzasını içerir yıllık izin belgelerinden davacının 06.08.2009- 11.08.2009 ve 07.03.2011- 31.03.2011 tarihleri arasında kullandığı yıllık izin sürelerinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenle, mahkemece bu belgeler değerlendirilerek sonucuna göre davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacının hizmet süresinin hesabı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.Somut olayda; davacının dava dilekçesi ile 2012 yılı Kasım ayına kadar çalıştığını iddia ettiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda ise, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 10.10.2006- 31.01.2008 ve 22.02.2008- 10.12.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek tazminata esas hizmet süresi tespit edilmiş, tazminat ve işçilik alacakları buna göre hesaplanmıştır. Dosya kapsamına göre ve özellikle taraflarca keşide edilen ihtarname içeriklerine göre davacının iş sözleşmesinin 29.11.2012 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı talebi ve davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi nazara alınarak hesaplamaların yapılması gerekirken, kıdeme esas hizmet süresinin bitim tarihinin davalı işverenlikçe davacının çıkışının kuruma bildirildiği tarih olduğunun kabulü 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre talep aşımı mahiyetinde olduğundan isabetsizdir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.