Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/286 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 12.12.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın denetim süresi içinde 31.07.2015 tarihinde işlediği "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.10.2015 tarihli ve 2015/714 Esas, 2015/772 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/1074 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık 27.06.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
" 19.04.2014 olay günü, saat: 21.00 sıralarında güvenlik güçlerinin yaptığı kontrollerde sanıklar ... ve ... Efe'nin üzerlerinden Bursa KPL'den alınan rapora göre uyuşturucu madde olduğu anlaşılan suça konu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların da savunmalarında söz konusu maddeyi kullanmak için alıp üzerlerinde taşıdıklarını beyan ettikleri ve böylece sanıkların olay tarihinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak ve bulundurmak suçlarını işledikleri anlaşıldığından sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş ancak 6545 sayılı Kanun'un 85 inci
maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık ...'ın denetim süresi içerisinde 31.07.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2015/714 Esas, 2015/772 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve mahkememize ihbarda bulunulduğu" anlaşıldığı gerekçesiyle hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki, yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçunu işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanarak sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla,
6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
Başkaca yönleri incelenmeyen Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/1074 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.