Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş oldukları, 02.03.2001 tarihli dava dilekçesi ile; ... ili ... ilçesi ... Beldesi Yeni Mahallede, tapunun 12.12.1960 tarih, cilt; 75, sahife; 76, sıra; 37'de kayıtlı olan ... Tarlanın 1/3 hissesinin babaları ...'a, aynı yer ve tapunun 02.02.1951 tarih, cilt: 50, sahife; 5, no: 8'de kayıtlı ... Tarlanın 1/3 hissesinin anneleri Zennure Yirmibeşoğlu'na, tapunun 12.12.1960 tarih, cilt; 75, sahife; 76, sıra; 37'de kayıtlı olan ... Tarlanın 1/3 hissesinin davalı ...'ya ait olduğunu, davalı ...'nın mirasçılarının fındıklıkta 1/3 hissesinin olduğu halde 1998 senesine kadar mahsulün 2/3'ünü bizzat getirip teslim ettiklerini, ancak 1999 ve 2000 yıllarında çıkan mahsulleri teslim etmedikleri ve dava konusu taşınmazlara da kendilerini sokmadıkları iddiası ile bahsi geçen senelere ait ecrimisil ve 2/3 oranında murislerine ait olan taşınmazlara elatmanın önlenmesini istemişlerdir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacıların temyizi üzerine hüküm Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15.03.2004 tarihli 2003/14108 Esas, 2003/3284 Karar ... kararıyla; “çekişmeli yerlerin müşterek mülk olduğu kabul edildiğine göre temyiz edilmeyen bu gerekçenin kesinleştiği, taşınmazın davalı tarafça genişletilen kısmı varsa bunun davacılara teban olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıklandıktan sonra mahkemece net gelirin saptanıp davacıların hissesine düşen miktarın verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.

Bu aşamada bölgede 2010 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında dava konusu yerler hakkında 218 ada 24 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlenince ecrimisil talebi hakkındaki dava ayrı esasa kaydedildikten sonra dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

Birleşen 2010/132 Esas ... dosyada ... vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkillerinin miras bırakanının 2/3 oranında hissesi olduğunu, bu taşınmazın tapuda 4.000 m² olduğunu, ancak ... Sulh Hukuk Mahkemesine 24.12.2003 tarihli ve 2003/683 Esas ... dosyası ile açtıkları ortaklığın giderilmesi davasının yapılan keşfinde taşınmazın 60.000 m² olduğunun tesbit edildiğini, dava edilen taşınmazın sınırlarının sabit olup, sınırlarında herhangi bir değişikliğin olmadığını beyanla tapuda 4.000 m² olan taşınmazın 60.000 m² olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. 2010 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında bu davaya konu yerin de 218 ada 24 nolu parsel olduğu bildirilince dosya görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiştir.

Birleşen 2010/11 Esas ... dosyada ... vekili, dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın bir bütün olduğu halde 2 farklı adada birçok parsel oluşturulduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesine itiraz edilen parsellerin tümüne tashih istendiği halde, sadece 218 ada 24 nolu parselin davalı olduğunun belirtildiği, diğer dava ettikleri yerlerde ise davalı olduğuna dair bir bilgi olmadan tesbitinin yapıldığını belirterek 139 ada 13 nolu parselin davalı ..., 239 ada 15 nolu parselin davalı ... Kaya, 239 ada 25 nolu parselin davalı ..., 239 ada 27 nolu parselin ..., 239 ada 29 nolu parselin ..., 239 ada 1 nolu parselin ..., 239 ada 14 nolu parselin..., 239 ada 18 nolu parselin ..., 239 ada 26 nolu parselin Zühre Kaya, 239 ada 28 nolu parselin ..., 239 ada 30 nolu parselin ..., 239 ada 32 nolu parselin ... adlarına yapılan tesbitlerinin iptali ile müvekkillerinin murislerinden kalan hisseleri oranında adlarına tesbit ve tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; 1-) 2011/4 Esas ... asıl davanın kabulü ile; ... İli, ... İlçesi, ... Beldesi, Yeni Mahalle 218 ada 24 nolu parselde davacıların toplam 2/3 hissesine ... mirasçıları tarafından fındıkların toplanması şeklinde yapılan elatmanın önlenmesine,

2-) 2010/132 Esas ... davanın reddine;

3-) 2010/11 Esas ... davanın kısmen kabulü ile;

a) ... ili ... ilçesi ... Beldesi, Yeni Mahalle 218 ada 24 nolu parsel (1/3 hissesinin ... mirasçıları adına, 1/3 hissesinin ...mirasçıları adına, 1/3 hissesinin ...mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline toplam 1080 hisse kabul edilerek ;144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ...; 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin İpek Kaya, 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 15/1080 hissesinin ..., 15/1080 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline,

b) ... ili ... ilçesi ... Beldesi Yeni Mahalle 239 ada 9,239 ada 13,14,15,18,25,26,27,28,29,30,31 ve 32 nolu parsellerin tesbit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2014 tarihli ve 2014/1211 Esas, 2014/3242 Karar ... kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 5,26,27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağının gösterildiği, ... tarafından asliye hukuk mahkemesinde el atmanın önlenmesi ve tapuda yüzölçüm düzeltilmesi davaları açılması nedeniyle dava konusu 218 ada 24 nolu taşınmaz hakkında malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlendiği ve çekişmeli parsellerin orman bilirkişi raporuna göre kısmen orman sayılan yerlerden olduğu bildirildiğine göre, mahkemece 3402 ... Kanun'un 27,28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, hak sahibi olabilecek Hazine ile Orman İdaresi davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra 3402 ... Kanun'un 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedeni olduğu, dava konusu olan diğer 239 ada 9,13,14,15,18,25,26,27,28,29,30,31 ve 32 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parsellerin her ne kadar malik haneleri doldurularak tesbitleri yapılmış ise de, çekişmeli yerlerin ... tarafından miras bırakanlarının 2/3 oranında hissesi olduğu, tapuda 4.000 m² olan taşınmazın 60.000 m² olarak düzeltilmesi istemli açılan dava kapsamında kaldıkları ileri sürüldüğü halde mahkemece dayanılan tapu kayıtları ve ortaklığın giderilmesi dosyası getirtilerek dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının saptanmadığı açıklanarak, mahkemece, öncelikle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.12.2003 tarihli ve 2003/683 Esas ... ortaklığın giderilmesi dosyası ile dayanak tapuların ilk geldileri ile gittileri tüm tedavülleriyle birlikte, varsa krokileri ve revizyon kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, bir fen elemanı, yerel bilirkişiler ve tutanak bilirkişiler yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazların tapuda yüzölçüm düzeltilmesi ve ortaklığın giderilmesi dosyası kapsamında kalıp kalmadıklarının belirlenmesi, konumlarının çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmesi, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, ilgili dava dosyaları kapsamında kalan parseller yönünden malik hanelerinin boş olduğu kabul edilerek mahkemece 3402 ... Kanun'un 27,28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, orman bilirkişi raporuna göre kısmen orman sayılan yerlerden oldukları bildirildiğine göre, hak sahibi olabilecek Hazine ile Orman İdaresi davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra 3402 ... Kanun'un 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer delillerin de toplanması, dosyadaki tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; mahallinde yapılan keşifte tapunun doğu, kuzey ve güney hudutları itibari ile 218 ada 24 parseli kapsadığı, batıdaki çalılık hududunun zeminde mevcut olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da çalılıktan açma yapılan miktarın(24 parsel haricindeki davalı parseller) tapu kaydı kapsamında sayılıp sayılamayacağı noktasında toplandığı, yeminli bilirkişi beyanları ile 24 parsel haricindeki yerlerin evveliyatında orman olduğu, ... ve mirasçıları tarafından imar ihya edildiği, üzerindeki fındıkların davalılar tarafından dikildiğinin sabit olduğu, 24 nolu parselin fındık mahsülünün davalılar tarafından toplandığının iki tarafın da kabulünde olduğu, Yasal mevzuatımız karşısında davacıların dayandığı tapunun değişebilir sınıra haiz olduğu anlaşıldığından miktarı ile sabit olduğu, tapunun 24 nolu parsele uyduğu, diğer davalı parsellerin bizzat davalılar murisi ... ve mirasçıları tarafından açma yapıldığı, miktar fazlası olan diğer parsellerin zilyetlikle kazanımının şartlar sağlandığında mümkün olacağı, ... ve murisleri tarafından bu parsellere ilişkin tespit öncesi zilyetliğin bulunmadığı gerekçesi ile, "asıl dosya 2011/4 Esas ... davanın kabulü, 2010/11 Esas ... davanın kısmen kabulü ve 2010/132 Esas ... davanın reddi ile;

1-... İli, ... İlçesi, ... Beldesi, Yeni Mahalle 218 ada 24 nolu parselin fındık bahçesi vasfı ile 10.413,50 m2 yüz ölçümü ile (1/3 hissesinin ... mirasçıları adına, 1/3 hissesinin ...mirasçıları adına, 1/3 hissesinin ...mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline) toplam 1080 hisse kabul edilerek; 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ..., 144/1080 hissesinin ...; 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin İpek Kaya, 40/1080 hissesinin ..., 40/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ..., 10/1080 hissesinin ...,15/1080 hissesinin ..., 15/1080 hissesinin ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline,

2-... İli, ... İlçesi, ... Beldesi, Yeni Mahalle 239 ada 9,13,14,15,18,25,26,27,28,29,30,31 ve 32 nolu parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tapuda yüzölçüm düzeltilmesi davası olarak açılmış, kadastro tesbitine itiraza dönüşmüştür.

Bölgede 1989 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, davalılar ... ve ...'nın 218 ada 24 parsel ... taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15.03.2004 tarihli ve 2003/14108 Esas, 2003/3284 Karar ... kararının davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmesine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ...'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan, 44,40'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45'er TL'nin temyiz eden davacı ... ve ...'dan ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.