SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi talep olunmuştur.

2. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli, 2015/714 Esas, 2016/495 Karar sayılı kararı ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle 3 yıl hapis ve 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanıkların Temyiz Sebepleri

1. Atılı suçu işlememelerine rağmen haklarında mahkumiyet kararı verilmesinin,

2. Aksi kanaat halinde dahi, zararı gidermiş olmaları dikkate alınmaksızın, ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının,
Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanıkların birlikte işletmekte oldukları iş yerinden aranan müştekiye "Yapı Kredi Bankası ile aralarında anlaşma olduğu, kredi kartı olan herkesin sağlık sigortası yaptırması gerektiği, bu nedenle kendisinin de sağlık sigortası yaptırmasının gerektiği" söylenerek, kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 300,00 TL para çekildiği iddiasına ilişkindir.

2. Müştekiye ait Yapı Kredi Bankası 4506 **** **** 3961 numaralı kredi kartından, 22.11.2012 tarihinde, internet üzerinden, ... Danışmanlık isimli iş yerinden 300,00 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazışmalar dosyada mevcuttur.

3. Müştekiyi arayan 0216 ... .. .. ve 0216 ... .. .. numaralı hatların ticari faaliyetleri asistanlık ve sağlık hizmetleri olarak görünen iki farklı şirket adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
4..Müşteki beyanında "08/09/2015 tarihinde, 300 TL maddi zararının sanıklar tarafından PTT kanalıyla karşılandığını" beyan etmiştir.

A. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden;

1. Sübuta İlişkin
Dosyadaki olgular ve müştekinin istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların birlikte işletmekte oldukları iş yerinde görevli olan bayan tarafından, 0216 ... .. .. numaralı hattan aranan müştekiye, "Yapı Kredi Bankası ile aralarında anlaşma olduğu, kredi kartı olan herkesin sağlık sigortası yaptırması gerektiği, bu nedenle kendisinin de sağlık sigortası yaptırmasının gerektiği" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine müştekinin bankadan arandığı düşüncesi ile Yapı Kredi Bankası 4506 **** **** 3961 numaralı kredi kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreyi verdiği, akabinde kartından, ... Danışmanlık isimli iş yerinden 300,00 TL harcama yapıldığı, işlem yapılan yerin POS cihazının sanıklar tarafından kullanıldığı ve arayan N.S adlı bayanın, sanıkların elemanı olduğu sabittir.
Sanıklar her ne kadar savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş iseler de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, bahsettikleri şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların eylemlerinin sabit olduğu ve aramanın sanıkların şirketinde çalışan, verilen emir ve talimatlar doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanıkların cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Ceza Miktarına İlişkin
Sanıkların üzerine atılı suç için kanunda ön görülen alt ve süt sınırlar arasında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, suçun işleniş biçimi, göz önüne alınarak, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, suç nedeni ile oluşan zararı kovuşturma aşamasında gidermiş olan sanıklar hakkında, mahkeme tarafından kanuna uygun olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı görülmüştür.

B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri ayrı ayrı reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli, 2015/714 Esas, 2016/495 Karar sayılı sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz taleplerinin ayrı ayrı reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.