İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2019/519 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında gece vakti silahla yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (h) bentleri, 31/3,62,63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/1763 Esas, 2021/2374 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bozulmasına, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan kurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 31/3 üncü maddesi ile uygulama yapılan paragrafından sonra gelmek üzere "Kovuşturma aşamasında mağdurun zararının giderilmek istenmesi ve mağdurun herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, cezasında 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2 nci maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak suça sürüklenen çocuğun 4 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, devamında yine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile uygulama yapılan bendinden "6 yıl 1 ay 10 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "4 yıl 26 gün" ibaresinin eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun görülen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde saat 21.30 sıralarında mağdurun dosya kapsamında tanık olarak beyanı alınan Sufyan ile çocuk hastanesi civarında yürüdüğü esnada yanlarına yaklaştığı, tanığın suça sürüklenen çocuğun hal ve hareketlerinden tedirgin olup mağdur ve suca sürüklenen çocuğun yanından uzaklaştığı, bu sırada suça sürüklenen çocuğun olay yerinde ele geçirilemeyen bıçağı mağdura dayayarak cebinde bulunan telefonu alıp gittiği, bu haliyle taraf anlatımları, sanık savunması, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında dosya kapsamındaki tüm delillerden, suça sürüklenen çocuğun savunmasının olayın en önemli tanığı olan Sufyan tarafından çürütülmüş olması, tanığın ve mağdurun anlatımlarının mağdurun anlatımları ile uyumlu olması ve diğer tüm delillerden suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik geceden sayılan bir saatte, elinde 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f kapsamında saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış kesici, delici veya bereleyici alet olan ve silah sayılan bıçak ile mağdura ait cep telefonu üzerinde mağdurun zilyetliğine cebir ve tehdit ile son vererek üzerine atılı gece vakti silahla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h, 31/3,62,63 üncü maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile suça sürüklenen çocuğun kasta dayalı kusurunun ağırlığı, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması sebebiyle asgari hadden uygun bir miktar ayrılmak üzere suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu kısmen ikrar ettiği, mağdurun zararını gidermek istediği anlaşılmıştır.
3. Mağdur ve şikâyetçinin 14.01.2020 tarihli dilekçeyle mahkemeye şikâyetten vazgeçme dilekçesi sunduğu, görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde, Hukuki Süreç 2. Bölümde belirtilen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki düzeltme dışında başkaca herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
1. Suçun Unsurlarının Oluşmadığı Yönündeki Temyiz İtirazları Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, tanık beyanı, dosya arasında mevcut olan tutanaklar, adli görüşme değerlendirme raporu, SİR raporu, birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mahkemece Alt sınırdan Uzaklaşılarak Ceza Tayin Edildiğine İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden
Yağma eyleminin suça sürüklenen çocuk tarafından geceleyin ve silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında; bu eylem için 5237 sayılı Kanun'un 149/1 inci maddesinin (a) ve (h) bentlerinin birlikte uygulanması nedeniyle temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmiş olmasında, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/1763 Esas, 2021/2374 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.