HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin sanıklar aleyhine delil bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2020 tarih ve 2019/74 Esas, 2020/187 Karar sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin de uygulanmasının talep edilmesi ve bu itibarla talep edilen cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak atanan müdafinin aynı Kanun'un 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 12.11.2019 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanıklar müdafiinin yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği isteme uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.