HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2016 tarihli ve 2016/29388 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (h), ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle ile kamu davası açılmıştır.

2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2017 tarihli ve 2016/369 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... için cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2017/687 Esas, 2017/920 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/15979 Esas, 2022/3710 Karar sayılı kararı ile '' ... Ancak;

1-Mağdurun soruşturma aşamasındaki ek beyanında, nitelikli yağma suçundan kaynaklanan zararının giderildiğini ve bu nedenle şikâyetçi olmadığını belirttiği, düzenlenen iddianamede de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği, mağdurun kovuşturmada alınan ifadesinde ise olay sırasında evindeki eşyalarının da zarar gördüğünü ve bu zararının giderilmediğini beyan ettiği, bir sonraki celseye kadar eşyalara verilen zararların da giderildiği, yerel mahkemece verilen kararda zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinin kabul edilerek,
TCK'nın 168. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine göre cezalardan indirim yapıldığı görülmüş ise de; kovuşturma aşamasında giderilen zararın davaya konu edilmeyen evde oluşan zarara ilişkin olduğu ve nitelikli yağma suçundan kaynaklanan zararın soruşturma aşamasında giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında etkin pişmanlık indiriminin TCK'nun 168/3-ilk cümlesi uyarınca 1/3 oranından ziyade olması gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanıklar ... ve ... için cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri

1. Suçu sübutuna,

2. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,

3. Sanıkların cezalandırılmasına yeter ve her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların beraat etmesi gerektiğine,

4. Sanıklar hakkında daha fazla cezada indirim uygulanması ve gerektiğine,

5. Değer azlığı indirim maddesinin değerlendirilmediğine,

6. Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.

1. Olay tarihinde mağdurun arkadaşı olan sanık ...'nın arkadaşları olan diğer sanıklar ile birlikte tanık A. K'nın yerini öğrenmek için sanık ...'in sanık ...'a sorduğu, sanığın A.K'nın yerini mağdurun bildiğini söylemesi üzerine ...'in telefonla arandığı, ancak telefona cevap vermemesi üzerine ikametine gidildiği ve mağdurun rızası olmaksızın ikametine girildiği, sanık ...'in A. K'nın kız arkadaşına laf attığını söyleyerek yerini bilip bilmediği konusunda mağdura soru sorduğu mağdurun A. K'yi tanıdığını beyan etmesi sonrası bu sanığın zorlaması ile tanığa telefon açtırılarak buluşma yeri kararlaştırıldığı, sanıklar ... ve ...'in mağduru darp ettikleri, mağdurun yaralanması üzerine pantolonunu değiştirmek için cebindeki çakmağı, sigarayı, kredi kartını, anahtarı, ehliyetini ve tesbihini komidinin üstüne bıraktığı, sanık ...'in mağdura ait bu eşyaları aldığı hep birlikte evden çıktıkları, yolda sanık ...'in mağduru darp etmeye devam ettiği, tanığın buluşma yerine gelmediği, mağdurun sanık ...'den eşyalarını istemesi üzerine ...'in mağdurun üzerine yürüdüğü bunun üzerine mağdurun olay yerinden ayrılarak durumu polise bildirdiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. 06.07.2016 tarihli görgü tespit tutanağı dava dosyası içinde mevcuttur.

3. Mağdurun Kayseri eğitim ve araştırma hastanesinden 06.07.2016 günü alınan adli raporuna göre; ''sağ üst göz kapağında ödem ekimoz, sağ falnk bölgesinde yaklaşık 10 cm çapında ekimoz, sağ uyluk posteriorda yaklaşık 2.cmlik cilt altı kas kesisi '' bulunduğu ve basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek derecede yaralandığı anlaşılmıştır.

4. Mağdurun zararının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.

Mağdur beyanı, sanıklar savunmaları ve olaya ilişkin tutanak ve belgeler ile Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olup kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/214 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.