Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkiline ait banka nezdindeki hesaplarında bulunan paranın İcra Müdürlüğü dosyasına gönderilmesi yönündeki 08/09/2014 tarihli müzekkereye şubelerinin 09/09/2014 tarihli yazısı ile cevap verildiğini, söz konusu cevabi yazının “3.şahsın istihkak iddiası” şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususa riayet edilmeden bankaları şubesine paranın gönderilmesine ilişkin İcra Müdürlüğü kararı ve bu karar doğrultusunda yapılan işlemler ile gönderilen 11/09/2014 tarihli müzekkerenin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, bankanın İcra Müdürlüğü'nün yazısı üzerine haczi uygulamakla ve hesaptaki parayı gördermekle yükümlü olduğu, bankanın haczedilemeyecek bir belediye gelirine ilişkin olarak haczedilemezlik iddiasında bulunamayacağı, bu yola borçlunun gidebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; İcra dairesince, borçlunun bankadaki mevduatının haczi için doğrudan haciz yazısı gönderilmiştir. Haciz yazısının icra dairesinde yazıdığı tarihte haciz tamamlanmamış olacağından 3.kişi durumundaki bankanın haciz yazısına karşı mevduat üzerinde “rehin ve hapis hakkının olduğunu” ileri sürmesi “istihkak iddiası” niteliğindedir. Bu durumda icra müdürünün İİK'nun 99.maddedeki kurallara göre işlem yapması gerekirken paranın bankadan istenmesi yönünde yapılan işlemler yasaya aykırı olmuştur.
Bu nedenle şikayetin kabulüne, 11/09/2014 tarihli İcra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.06.2016 tarihinde karar verildi.