Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı...İnşaat Nakliyat Hafriyat Tic. San. Ltd. Şti. firma vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin...İnşaat Nakliyat Hafriyat Tic. San. Ltd. Şti. unvanlı işyeri sigortalısı olarak diğer davalı .......'ye ait inşaat iş yerinde beton pompa operatörü olarak çalışmaktayken binanın üçüncü kat hazır beton döküm işi yaptığı sırada 10,70 metrelik yükseklikten zeminde moloz yığınları üzerine düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle dava dilekçesi ile davacılar yönünden ayırmaksızın toplam 250,00 TL maddi tazminat ile davacı eş ... için 75.000,00 TL, çocuklar .....,.... ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, aşamalarda sunduğu talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemi yönünden talebini belirleyerek eş ... için 458,007,85 TL maddi tazminat alacağı, ... için 6.067,61 TL maddi tazminat alacağı, ... için 828,01 TL maddi tazminat alacağı, ... için 199.978,24 TL maddi tazminat alacağı ile 275.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı...İnşaat vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kusurlu olanın müteveffa... olduğunu, davacıların müteveffanın kusurları ile meydana gelen bu kaza nedeniyle haksız kazanç peşinde olduklarını, müteveffaya tüm gerekli iş güvenliği ve ekipmanları temin edilmesine rağmen hiçbirini kullanmadığını, müteveffanın müvekkili şirkette çalışan işçi olduğunu, müvekkili şirketin ise kaza olan inşaatın beton döke işini yaptığını, müteveffa...'nun kendi dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu inşaattan düştüğünü, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili...'nin kaza olayında hiçbir kusuru bulunmadığını, müteveffanın iş güvenliğinden sorumlu olan ve işçisinin güvenliği için gerekli bütün tedbirleri almakla sorumlu olan ve işçinin bağlı olduğu firma olan...İnşaat olduğunu, müvekkili...'nin dava dosyasına konu olan olay ile ilgili olarak asıl işveren olmadığını, asıl işveren olmayan müvekkilinin davaya konu taksir ile ölüm olayından dolayı sorumluluğu bulunmadığını, ... tarafından kişisel koruyucu ekipmanlar inşaat içerisinde bulundurularak işçilere çalışma esnasında kullanmaları gerektiği beton döküm işi esnasında belirtildiğini, tedbirsiz olarak inşaat sahasında çıkarak çalışan müteveffanın da kusurunun bulunduğunu, .... bu kusurunu denetleme ve önleme sorumluluğunun da asıl iş verene ait olduğunu, müvekkilinin kendi üzerine düşen bütün tedbir ve önlemleri zamanında aldığını, inşaat sorumlusuna ve...inşaata gerekli uyarıları yaptığını, müvekkilinin kendisine ait inşaatta başka bir firmaya ait olarak çalışan işçinin şirket sahibi ve iş güvenliği uzmanının ihmallerinden dolayı kendisine kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacıların müvekkili aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasının müvekkil yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %10 davalı işverenlerin % 90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle davacıların destekten yoksun kalmalarından kaynaklanan davacı eş ile çocuklar ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne diğer davacı ... yönünden maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı eş için 35.000,00 TL manevi tazminat ile çocuklar .... ile ... yönünden 15.000,00 TL, çocuk ... yönünden 22.500,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat meblağları paranın satın alma gücü ve müteveffanın çok genç oluşu dikkate alındığında çok düşük olduğunu bu nedenle Yerel Mahkemenin kısmen red kararının kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin tümüyle kabulünü talep ettiklerini,
belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

Davalı ..... İnşaat vekilinin istinaf dilekçesinde özetle;
-Davalılar adına hükmedilen vekalet ücretleri kısmen reddolunan dava miktarları sebebiyle az hesaplamakla birlikte davalı tarafların ve vekillerinin ayrı ayrı olması dikkate alındığında vekalet ücretine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
-Dosyada kusura ilişkin mevcut bilirkişi raporları çelişkiler ile dolu olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinin mütevefanın ölümünden hiçbir şekilde sorumlu ve kusurlu olmadığını,
-İş kazasının yaşanmış olduğu şantiyenin müvekkiline ait bir şantiye olmadığını, müvekkilinin söz konusu şantiyede görev sorumluluk ve yükümlülükleri mevcut olmadığını,
-Davacıların maddi zararlarının tespitlerine yönelik alınan bilirkişi raporları çelişkili olduğunu,
-Dosyada alınan kök ve ek raporların dahi birbiri ile çeliştiğini, davacıların raporda belirtildiği üzere gerçek maddi zararlarının mevcut olmadığını,
-Müvekkili şirket tarafından 11/09/2014 tarihinde... eşi ...'na iş kazası sebebiyle 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödeme dekontunu ekte sunduklarını davacıların kaza tarihinden oluşan tüm maddi zararları bu ödeme ile gerçekleşip giderildiğini, manevi olarak da bir nebze olsun acılarının dinmesine yardımcı olduğunu,
-Davacılar adına hükmedilen manevi tazminat değerleri de oldukça yüksek olduğunu, manevi tazminat tarafların zenginleşmesine sebep olmaması gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken SGK tarafından bağlanan aylık gelirde mahsup edilmediğini,
-Yerel Mahkemece...İnş. Harf. Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak müvekkili şirket adına davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf davacılara yükletilmesine karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

Davalı ... .....vekili tarafından istinaf dilekçesinde özetle;
-Yerel mahkemece verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, Yerel Mahkemeye sunulan dilekçeleri ile itirazlarında belirtildiği üzere...'nin asıl işveren olarak belirtilmesine kesinlikle kabul etmediklerini,
-Müvekkili ile davalı şirket arasında bir hizmet alışverişi bulunmadığını,
-Müvekkilinin müteveffa için asıl işveren olmadığını,
-Müvekkili aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-İş kazasının her ne kadar müvekkili şirketine ait alanda gerçekleşmiş olmuş olsa da davacının iş güvenliği kurallarına uymamasından kazanan meydana geldiğini,
-Yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde...İnşaat Nakliyat Hafriyat Tic. San. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ....İnşaat Nakliyat Hafriyat Tic. San. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

6100...Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510...Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13,16,20 ve 21 inci maddeleri ile 4857...İş Kanunu'nun 77 inci maddesi

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ..... .... Nakliyat Hafriyat Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından; davalı vekilince istinaf başvuru dilekçesinin ekinde ilk derece yargılama aşamasında ileri sürülmediği anlaşılan 11.09.2014 tarihli Halk Bankası dekont örneğinin sunulduğu, dekont içeriğinden 100.000,00 TL tutarlı bedelin davacı ... hesabına..... İş Kazası Teminatı açıklaması ile davalı firma adına gönderildiği iş bu ödemenin dikkate alınması gereğinin davalı tarafça istinaf başvurusunda belirtildiği, istinaf mahkemesince ilk derece yargılama aşamasında ileri sürülmediği gerekçesiyle ödeme itirazının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun bu yönden de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan müteveffa sigortalının ücretinin 1.67 katı olduğu kabulünden hareketle düzenlenen 09.10.2018 tarihli 1. kök hesap bilirkişi raporuna karşı taraflarca süresinde itiraz edilmiş ise de itiraz nedenleri arasında ücretin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davacılar murisinin gelirinin asgari ücretin 1.8 katı olduğu tespitiyle hesaplama yapan 29.04.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunun hükme esas alındığı dosya kapsamından anlaşılan diğer hususlardır.

Yargılamada davayı inkar eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, cevap süresinden sonra sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından da söz edilemeyecektir. Sonuç itibariyle; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle bir durumda, borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde, dava sonuçlanıp kesinleşmemiş ise, ibraz edilen ve borcu söndüren yazılı belgenin dikkate alınması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.07.2007 gün 2007/13-453Esas ve 2007/453Karar ve 19.03.2014 gün 2013/19-557 Esas, 2014/379 Karar...kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.

Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5...YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9...YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5...İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda, davalının ödeme iddiasının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği açık olup bunun yanında davacı vekilinin asgari ücretin 1.67 katına denk gelen ücrete yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı gözden kaçırılarak 1.80 katı ücret üzerinden hesaplama yapan bilirkişi hesap raporunun hükme dayanak kılınması suretiyle davalı lehine bu yönden oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, davalı şirketin ödeme savunmasının niteliği itibariyle itiraz niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini dikkate almak, davalı şirket tarafından yapılan 100.000,00 tutarındaki ödemenin ifaya yönelik bir ödeme olup olmadığını tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit etmek, ifaya yönelik bir ödeme olduğu sonucuna varıldığı takdirde, 100.000,00 TL'nin ne kadarlık kısmının hangi davacının hangi alacak kalemi için ödendiğini taraflardan alınacak açıklama ile belirlemek, davacıların maddi zararlarının tespit edilmesi noktasında yeniden alınması gereken bilirkişi hesap raporunda usuli kazanılmış hak gereğince müteveffa sigortalının gelirinin asgari ücretin 1.67 katı olarak kabul edilmesi gerektiğini, hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi gerektiğini, davacı tarafla davalı ... İpçi tarafından kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı temyiz edenin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.