Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; müvekkili ile dava... diğer idare ile yapılan adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olduklarını, inşaat işinden gelecek istihkakların adi ortaklık sözleşmesindeki hüküm gereği %52'sinin müvekkiline % 48 inin davalı şirkete ait olduğunu, müvekkilinin pilot ortak olması nedeniyle tüm işleri yapmaya ve istihkakları almaya tam yetkili olduğunu, idare aleyhine icra takibi yaptıklarını, ancak borçlu idarenin takip miktarının %48'ine isabet eden 195.840,00 TL ile faiz ve ferilerine itiraz ederek takibin bu kısmını durdurduğunu, itiraza uğrayan kısım üzerinde diğer davalı şirketin bir hakkı olmadığını iddia ederek 195.840,00 TL'nin, faturanın borçlu idareye teslim tarihi olan 14.09.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tarafların kendi aralarındaki iç ilişkisinden davalı idarenin sorumlu olmayacağı, alacaklının hisse oranının %52 olup diğer daval...nin hisse oranının %48 olduğu alacaklı şirketin hak edişin tamamını icra yoluyla borçlu idareden talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacakl... tarafından ... aleyhine, “15.10.2010 tarih ... ve kesin hak ediş turarı” açıklaması ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu süresinde yaptığı itiraz dilekçesinde alacaklının söz konusu işten dolayı alacağının %52 oranında olduğunu, borcun 195.840,00 TL'sine ve bu miktarın faiz, masraf, ücreti vekaletine itiraz ettiğini belirtmiştir. İİK'nun 67 ve 68. maddeleri gereğince itirazla duran ilamsız takip hakkında icra hukuk mahkemelerine alacaklı tarfından yapılacak usulüne uygun itirazın kaldırılması talebi veya genel mahkemelere açılacak itirazın iptali davası sonucunda takibin devamını sağlayıcı bir karar getirilmediği sürece takip durur. Borçlunun mahkemeye ve icra mahkemesine bu yönde yaptığı bir başvuru bulunmadığından talebin reddi bu nedenle sonucu itibariyle doğrudur.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda yazılı gerekçe ile sonucu yazılı mahkeme kararının ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.